Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/1606 E. , 2024/382 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/392 E., 2018/230 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/1606 E. , 2024/382 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/392 E., 2018/230 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/392 Esas, 2018/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, uzlaşmanın gerçekleştiği gerekçesiyle kurulan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 20.04.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.03.2023 tarihli ve 2022/14740 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35873 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35873 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 30/05/2017 tarihli ve 2016/1359 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında basit dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, anılan iddianamede; ".... atılı suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği , dosyanın uzlaştırmacı bilirkişiye tevdi edildiği ve şüphelinin müştekiye 1000 TL iki eşit(500) taksitte belirtilen tarihlerde ödemeyi kabul ettiği bu şekilde uzlaşma raporu düzenlendiği fakat sonrasında şüphelinin belirlenen tarihlerde edimin ifasını yerine getirmediği ve bu nedenle uzlaşmanın sağlanamadığı..." şeklinde belirtildiği üzere, dosyada mevcut 24/02/2017 tarihli uzlaştırma raporu ve 03/05/2017 tarihli uzlaştırma ek raporu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında uzlaştırmanın sağlanamadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un uzlaştırma başlıklı 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir.", aynı Kanun'un on dokuzuncu fıkrasında ise, "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır." hükümleri yer almaktadır. 2. 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde; "Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez." hükmü yer almaktadır. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, sanığın üzerine atılı 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin sekiz numaralı alt bendi uyarınca uzlaşmaya tabi kılınan dolandırıcılık suçu yönünden uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, 24.02.2017 tarihli uzlaştırma raporuna göre, kararlaştırılan edimin taksitler halinde yerine getirilmesi koşuluyla taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığının bildirilmesine müteakip, katılanın 03.05.2017 tarihli dilekçesi ile sanığın edimini yerine getirmediğini söylemesi üzerine, uzlaşmanın sağlanamadığına dair 03.05.2017 tarihli ek raporun düzenlendiği ve bu husus da belirtilmek suretiyle sanık hakkında Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2017 tarihli ve 2016/7487 Soruşturma, 2017/1359 Esas sayılı iddianamesi ile dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmasına karşın, mahkemece yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, 24.02.2017 tarihli rapor uyarınca taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığından bahisle düşme kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/392 Esas, 2018/230 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.