İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/1612 K.2024/38

Sanık hakkındaki mühür bozma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/423 Esas, 2021/1120 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci…

Esas2023/1612Karar2024/38Tarih8 Ocak 2024Okuma6 dk · 1.205 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2023/1612 E., 2024/38 K.·K Anunyararına Bozma İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna

Karar tarihi
8 Ocak 2024
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2022/44 Değişik İş
Suç
Mühür bozma
Karar
İtirazın reddi kararı
Başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.205 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Sanık hakkındaki mühür bozma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/423 Esas, 2021/1120 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2022/44 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.01.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli ve 2022/26590 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35822 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35822 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 307. maddesinde yer alan "(1)Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.

(2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir.

Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir." şeklindeki düzenleme karşısında; anılan Mahkemenin 09/12/2019 tarihli hükmünün katılan vekilinin temyizi üzerine sanık aleyhine bozulduğu anlaşılmakla, sanığa bozma ilamına diyeceklerinin sorulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verildiği değerlendirildiğinde itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/423 Esas, 2021/1120 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; sanık müdafiinin bu karara yönelik itirazı üzerine merci Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2022/44 Değişik İş sayılı kararı ile itiraz reddedilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35822 sayılı Tebliğnamesinde yer alan; "...Mahkemenin 09/12/2019 tarihli hükmünün katılan vekilinin temyizi üzerine sanık aleyhine bozulduğu anlaşılmakla, sanığa bozma ilamına diyeceklerinin sorulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verildiği..." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/423 Esas, 2021/1120 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2022/44 Değişik İş sayılı kararının kanun yararına bozulması talep olunmuştur.

3. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2023 tarihli ve 2023/2-37 Esas, 2023/202 Karar sayılı ilamında; "...hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması hâlinde olağan ve olağanüstü kanun yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu denetimine konu edilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ahvalde hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır.

Kanun koyucu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği mahkûmiyet hükmünün olağan kanun yolu olan temyizen incelenmesini dahi yasaklamışken, henüz hukuken varlık kazanmamış bu hükümdeki hukuka aykırılıkların olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kanun yoluyla denetlenebileceğini kabul etmek, kanun yollarında hâkim olan temel ilkelere açıkça aykırılık oluşturacağı gibi,

temyiz ve kanun yararına bozma yollarının gerek başvuru koşulları gerekse sonuçlarındaki farklılıklar ile olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kurumunun konuluş amacı nazara alındığında ileride telafisi mümkün olmayan sorunlara da yol açabilecektir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.06.2010 tarihli ve 70-159 sayılı kararı da bu doğrultuda olup anılan kararda.

"Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları 5271 sayılı CMK 223. maddesinde belirtilen hükümlerden olmaması nedeniyle, CMK 231/5-14 fıkralarındaki koşullar kapsamında denetlenerek somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı denetlenip bu hususlara yönelik aykırılıklardan hükmün bozulacağı" sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 487-151 sayılı kararında.

"CMK'nın 231/5. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayacağı hüküm altına alınmış ise de, sanığın belirli sürelerle denetime tabi tutulmasını öngörmesi, adli sicile işlenmese dahi kendisine mahsus bir sisteme kaydedilmesi, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmesi, yine müsadere, yargılama giderleri ve bu kapsamda vekâlet ücretinin sanığa yüklenmesi bakımından hukuki etkilerinin bulunması nedenleriyle bu karar, esasında kesin bir hükmün bir kısım hukuki sonuçlarını doğurmaktadır.

Bu bağlamda temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği kabul edilmelidir." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma konusu yapılması üzerine

Özel Dairece TCK’nın 73/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının düşmesine dair kararının isabetli olduğu sonucuna ulaşılmış ise de henüz hukuki varlık kazanmayan bir hükmü, ancak kesinleşmiş hükümlere karşı son çare olarak başvurulabilecek bir kanun yolu denetimine tabi kılmak.

CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının; "…Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.", 11. fıkrasının. "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.", 10. fıkrasının.

"Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.", 8. fıkrasının.

"Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur." şeklindeki düzenlemelerini açıkça ihlâl ettiği gibi, bir kararın olağan denetim yolları ile incelenmeksizin doğrudan olağanüstü kanun yoluna tabi kılınması sonucunu doğuracağından kanun yolları sistemine de aykırılık oluşturur.

Ayrıca bir kararın biri olağanüstü diğeri olağan olmak üzere iki kez aynı merci tarafından farklı yöntemlerle incelenmesi usul karmaşasına yol açacak ve böyle bir uygulama kanun yollarının konuluş amacına da ters düşecektir." denilmektedir.

4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi, sanığın aleyhine olan bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı nedenine dayanmakta ise de, isteme konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca henüz hukuki varlık kazanmamış olması ve talebin kararın içeriğinin denetlenmesini gerektirmesi nedenleriyle kanun yararına bozma konusu yapılmasının olanaklı görülmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/1612, K. 2024/38, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1612
Karar No
2024/38
Tarih
8 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/1612 K.2024/6744
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/1613 K.2024/6745
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/1614 K.2024/6746
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/1615 K.2024/6747
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/1616 K.2024/6748
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/1617 K.2024/6749

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.