KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/2164 E., 2026/2681 K.
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- Konu
- Bilisim Suclari
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/630 E. 2022/567 K
- Suç
- Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Detayı
324 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak.
1)Sanığın elde ettiği haksız menfaat miktarının 1.400,00 TL olduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-son maddesi uyarınca aynı Kanun'un 158/1-f maddesinden hükmedilecek adli para cezasının, elde edilen maddi menfaatin iki katından az olamayacağı nazara alındığında, hükümde açıkça takdiren alt sınırdan uzaklaşılmaksızın ceza verileceği belirtildiği halde ve hapis cezası buna uygun olarak 3 yıl tayin edilmesine rağmen, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle, 140 gün yerine 450 gün olarak belirlenerek fazla ceza tayini,
2) Bozma kararı öncesi Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK 'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasındaki “450 gün” ibaresinin “140 gün” olarak, “375 gün” ibaresinin “116 gün” olarak,