Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/2199 E. , 2026/3092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1887 E., 2022/1668 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/2199 E. , 2026/3092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1887 E., 2022/1668 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Temyizin kapsamına göre; İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/296 Esas, 2020/421 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/1887 Esas, 2022/1668 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek ilk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 155/1, 62, 52/2, 53 üncü maddesi gereğince 10 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, taraflar arasında hukuki uyuşmazlık olduğuna, yalnızca katılanın soyut beyanlarından hareketle sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir. 2. Katılanın temyiz isteği, sanığın gereken cezaya çarptırılmasını istediğine, kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Kuyumcu olan sanığın katılanı kar payı verileceği yönünde kandırıp temin ettiği altınları mal edinmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda, Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası neticesinde İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesinde kurulan beraat hükmünün kaldırılarak uzlaşmanın da sağlanamaması nedeniyle basit güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmış ise de; katılanın aşamalarda değişmeyen sanığı mahallelerinde kuyumculuk yapması nedeni ile tanıdığı, sanığın dükkanın önünden geçtiği sırada kendisini cağırarak kendisinden altın aldığımı bildiği için bu altınları işletmek ve her ay yarım cumhuriyet altını kar payı vermek şartı ile altınları kendisine teslim etmesini teklif ettiğine, bu teklifi kabul ederek elindeki altınları kar payı karşılığında sanığa teslim ettiğine ilişkin beyanları karşısında, taraflar arasında hizmet ilişkisi olduğu, sanığın eyleminin TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.