KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/2199 E., 2026/3092 K.
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1887 E., 2022/1668 K
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Esastan ret
Karar Detayı
437 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Temyizin kapsamına göre. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/296 Esas, 2020/421 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
21. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/1887 Esas, 2022/1668 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek ilk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 155/1, 62, 52/2, 53 üncü maddesi gereğince 10 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, taraflar arasında hukuki uyuşmazlık olduğuna, yalnızca katılanın soyut beyanlarından hareketle sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir. 2. Katılanın temyiz isteği, sanığın gereken cezaya çarptırılmasını istediğine, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Kuyumcu olan sanığın katılanı kar payı verileceği yönünde kandırıp temin ettiği altınları mal edinmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda, Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası neticesinde İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
21. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesinde kurulan beraat hükmünün kaldırılarak uzlaşmanın da sağlanamaması nedeniyle basit güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmış ise de; katılanın aşamalarda değişmeyen sanığı mahallelerinde kuyumculuk yapması nedeni ile tanıdığı,
sanığın dükkanın önünden geçtiği sırada kendisini cağırarak kendisinden altın aldığımı bildiği için bu altınları işletmek ve her ay yarım cumhuriyet altını kar payı vermek şartı ile altınları kendisine teslim etmesini teklif ettiğine, bu teklifi kabul ederek elindeki altınları kar payı karşılığında sanığa teslim ettiğine ilişkin beyanları karşısında, taraflar arasında hizmet ilişkisi olduğu, sanığın eyleminin TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.