KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/2668 E., 2023/5623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/81 E., 2016/202 K.
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 26.02.2020 tarihli 2017/14560 Esas, 2020/2896 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.06.2023 tarihli ve KD-2023/51735 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesi gereği yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
"Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın keşinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca açılan duruşma üzerine, sanığa “gelmediği takdirde duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin" ihtarı da içeren meşruhatlı davetiyenin öncelikle duruşmada bildirdiği adrese usulünce tebliğ edilmesi, tebliğ imkansızlığı durumunda ise Tebligat Kanunu hükümlerine göre hareket edilerek,
duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği gözetilmeden, ihtarlı meşruhatlı davetiye çıkarılmadan, sanığın tespit edilen adreslerine çıkarılan tebligatlara ve yazılan talimata bila ikmal cevap verilmesi üzerine sanığın dinlenilmesinden vazgeçilerek hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması kesin hukuka aykırılık hali oluşturmaktadır.Açıklanan nedenle Yüksek Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26/02/2020 tarih ve 2017/14560 Esas - 2020/2896 sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına ,"ilişkindir.
II. GEREKÇE
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından sanığın adına çıkarılan ve "denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, gelmediği takdirde duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin" ihtaratı da içeren meşruhatlı davetiyenin tebliğ edilmesi gerekirken,
talimat Mahkemesince çıkarılan meşruhatlı davetiyede ''mazeretiniz olmadığı halde duruşmaya gelmediğinizde CMK'nin 176/2. maddesi uyarınca zorla getirileceğiniz, ihtar olunur.'' şerhi düşülerek tebligat çıkartıldığı ve çıkarılan tebligatın da sanığın taşınmış olması nedeniyle iade edilmesi üzerine sanığa usule uygun olarak meşruhatlı davetiye çıkarılması gerekirken sanığın yokluğunda yargılama yapılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı davranılarak ve sanığın savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 Sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Daires'nin 26.02.2020 tarihli 2017/14560 Esas, 2020/2896 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA,
3. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/81 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık hakkında infaza başlanmış ise İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, gereği için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/2668, K. 2023/5623, 4 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama