KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/2861 E., 2024/9081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/250 E., 2023/100 K.
- Suç
- Sahte fatura kullanma
- Hüküm
- Zamanaşımı nedeniyle düşme
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2014 tarihli iddianamesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 367 nci maddesine göre dava şartı olan mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında, "sahte fatura kullanma" suçundan kamu davası açıldığı, "sahte fatura düzenleme " suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura kullanma" ve “sahte fatura düzenleme” suçlarının birbirine dönüşemeyeceği gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak “sahte fatura düzenleme” suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Ancak zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu gözetilerek yapılan incelemede:
a.Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasında, suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılması ve kullanılan en son tarihli faturanın Kasım ayına ait olması nedeniyle, suç tarihinin 25.12.2010 olduğu belirlenmiştir.
b.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5728 sayılı Kanun'un 276 ncı maddesi ile değişik 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden hüküm tarihine kadar, gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/2861, K. 2024/9081, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama