Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/2915 E. , 2024/13375 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Katılan ... ve vekilinin talepleri üzerine asıl dosyada yapılan yargılama sırasında ... yönünden katılma kararı verilmiş ise de tüm dosya kapsamına göre; ... vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli oturu
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/2915 E. , 2024/13375 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Katılan ... ve vekilinin talepleri üzerine asıl dosyada yapılan yargılama sırasında ... yönünden katılma kararı verilmiş ise de tüm dosya kapsamına göre; ... vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli oturumundaki sanıkların cezalandırılmasını istediğini belirten iradesiyle birleşen dosya sanığı ... yönünden de katılma mahiyetinde talepte bulunduğu ancak katılma yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 260/1. maddesi gereğince, kamu davasına katılma ve verilen hükümleri temyiz yetkisi bulunan şikayetçi ...'nin aynı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca adı geçen sanık yönünden de kamu davasına katılan olarak, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz nedenlerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2016/315 Esas, 2020/100 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; a-Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 3'er yıl 4'er ay hapis ve 77.660,00'ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b-Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2020/1557 Esas, 2022/2102 Karar sayılı kararı ile; Sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin gerekçe ve hüküm fıkralarının tümüyle kaldırılarak yerlerine, 'Yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK.nun 223/2-a maddesi uyarınca atılı suçlardan sanıkların AYRI AYRI BERAATLERİNE" ibarelerinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, eksik incelemeyle karar verildiğine, atılı suçların yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkindir. . III. GEREKÇE Sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararları verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.