İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/3731 Karar: 2024/11437 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3731 K.2024/11437

11. Ceza Dairesi 2023/3731 E. , 2024/11437 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/3731 E. , 2024/11437 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/3731 E. , 2024/11437 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 Esas, 2006/229 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası, 291 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği; sanığın yokluğunda verilen kararda, temyiz süresinin başlangıcının belirtilmediği, bu nedenle 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihi her ne kadar "05.01.2012" şeklinde yazılmış ise de; dosya kapsamında, suça konu çekin sanık ... tarafından temyiz dışı sanık ... Kocaağaçoğlu'na 2011 Kurban Bayramı arefesinde verdiği anlaşılmakla, suç tarihinin "05.11.2011" olduğu kabul edilerek ve katılan vekilinin temyizinin, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına karşın, katılan lehine vekalet ücreti verilmemesinin hukuka aykırı olduğu iddiası ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 1.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ile katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; a.5237 sayılı TCK'nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin TCK'nin 158/1-f maddesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın, gün adli para cezası belirlenip indirimler yapıldıktan sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, b.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması, Yasaya aykırı, sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK‟nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin kısımların tamamen çıkarılarak yerine ''sanığın 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi gereğince 800 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62/1 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 666 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20 TL'den hesap edilerek sonuç olarak 13.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına'' ibarelerinin eklenmesi; yine hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanık ...'dan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sanığın gün adli para cezası yönünden kazanılmış hakkı gözetilerek adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği mahkemece belirlenen 4 gün üzerinden hapse çevrilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, 2.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 11.06.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla