İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/3931 Karar: 2025/3635 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3931 K.2025/3635

11. Ceza Dairesi 2023/3931 E. , 2025/3635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/727 E., 2023/420 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret,

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/3931 E. , 2025/3635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/727 E., 2023/420 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret,

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/3931 E. , 2025/3635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/727 E., 2023/420 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, esastan ret Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden; hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden; yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2015/80 Esas, 2019/24 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 2. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2015/80 Esas, 2019/24 Karar sayılı kararlarının istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2019/727 Esas, 2023/420 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında, istinaf başvurularının esastan reddine; sanık ... hakkında ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f,son) bentleri, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık ...'un atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna ve mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında her iki suçtan kanuni indirim uygulanmaksızın üst hadden ceza verilmesi gerekirken alt sınırdan ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A)Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtilen sebeplerle verilen cezanın türü ve Kanundaki üst sınırına göre göre kesin nitelikte olması gözetilerek katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. B)Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın tekerrüre esas alınan ilamındaki mahkûmiyetinin, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle bu suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından tekerrüre esas alınan bu ilam sebebiyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir. C) Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ile 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve sanığın tekerrüre esas alınan ilamındaki mahkûmiyetinin, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle bu suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından tekerrüre esas alınan bu ilam sebebiyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Temel ceza belirlenirken hapis cezası asgari hadden uygulandığı halde, hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının ayrıca gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle fazla adli para cezası tayini hukuka aykırı görülmüş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR I)Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II)Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, III)Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (D-1) paragrafındaki "2000" ibaresinin çıkartılarak yerine "1970", (D-2) paragrafındaki "1666" ibaresinin çıkartılarak yerine "1641" ve (D-4) paragrafındaki "33.320" ibaresinin çıkartılarak yerine "32.380,00" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla