Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/4180 E. , 2024/12334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/4180 E. , 2024/12334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle sanık ...'ün yanıltıldığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Katılanın, isimlerini "Hacı" ve "Molla" olarak tanıtan iki kişinin her yıl köylerine gelip öğrenciler ve Kuran kursu için yardım topladıklarını, 25.12.2012 tarihinde geldiklerinde evinde misafir iken muhabbet arasında Avrupa’dan lüks otomobil getirdiklerini söylediklerini, sonra kendisini ikna ettiklerinden elden 19.000 Dolar verdiğini, iki gün sonra vergi giderleri için 35.000 TL verdiğini, sonraki tarihte arayıp bu araba ile bir çocuğa çarptıkları için 20.000 TL istediklerini, daha sonra polis kontrolünde olduklarından bir hafta sonra geleceklerini söyleyip avukat tutabilmeleri için 7.000,00 TL gönderdiğini, sonrasında ise şahıslara ulaşamadığından şikayetçi olması ile yapılan araştırmada para gönderilen hesapların sanıklar ... ve ...'a ait olduğu, onların beyanları sonrası diğer sanıklar ile iştirak halinde dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davalarında; 1.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanığın savunmasında, müşterisi olduğunu söylediği eşkal bilgilerini verdiği Hasan isimli meçhul bir şahsın borçları olduğundan ricası üzerine kendisinin de hesabını kullanamayacağı için diğer sanıklardan rica edip onların hesaplarını kullandığını beyan ettiği anlaşıldığından, savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın 5237 sayılı TCK'nin 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 1.Sanıklar ... , ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden 1.Tüm sanıkların kabulünde olduğu üzere, sanık ...'ın müşterisi olduğunu söylediği kim olduğunu ispatlayamadığı meçhul şahsa para geleceğinden bahisle sanık ...'ye rica ettiği ve Hasan'ın gelen parayı sanık ...'a verdiği, muhasebeci yanında çalışması nedeniyle tanıdığı sanık ...'tan ricası üzerine fırıncı olan sanık ...'a rica etmeleri sebebiyle gelen paraları sanık ...'in çekip sanık ...'a verdiği, katılanın para gönderdiği hesapların sanık ...'e ait olmadığı gibi diğer sanıkların ifadelerinde de bu olayda sanık ...'dan bahsetmedikleri, sanık ...'un hesabının dosya içinde bilgileri olan 03.01.2013 tarihli mağdur Bilal Yıldırım'ın define dolandırıcılığı olayında kullanıldığı, UYAP'tan yapılan araştırmada da bu olaya dair Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/13293 soruşturma numaralı dosyasında sanık hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, sanıklar ... , ..., ... ve ...'nin hesaplarını kullandırmak suretiyle olaya katıldığının kabul edilemeyeceği, ancak katılanın köyüne giden "Hacı" ve "Molla" ismiyle tanıdığı şahısların sanıklar olup olmadığının mümkünse bizzat, mümkün olmadığı takdirde fotoğrafları çekilerek teşhisi yaptırılması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken eksik araştırma ile mahkumiyet hükümleri tesisi, 2. Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin edilmiş olması karşısında, sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ve ...'un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.