KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/4474 E., 2024/8865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/323 E., 2015/452 K.
- Suçlar
- Özel belgede sahtecilik; özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli ve 2014/39 Esas, 2014/884 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan 5237 sayılı Kanun'un 208 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararların sanık ... yönünden 27.11.2014, sanık ... yönünden 24.12.2014 tarihlerinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2015 tarihli ve 2015/323 Esas, 2015/452 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
sanık ...'nin ise, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine yönelik ihbar bulunmadığı hâlde 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan 5237 sayılı Kanun'un 208 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ...'nin denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine yönelik ihbar bulunmadığı hâlde hakkındaki hükmün açıklanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, eksik inceleme ile ve delillerin takdirinde hata edilerek karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve hüküm tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Yönünden
Mahkemece sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hüküm de açıklanmış ise de, bu sanığa ilişkin olarak denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suç nedeniyle yapılan ihbar bulunmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ... Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/4474, K. 2024/8865, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama