İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/5164 Karar: 2023/8762 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/5164 K.2023/8762

11. Ceza Dairesi 2023/5164 E. , 2023/8762 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/11 E., 2018/402 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, konut dokunulmazlığının ihlali İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi ü

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/5164 E. , 2023/8762 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/11 E., 2018/402 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, konut dokunulmazlığının ihlali İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi ü

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/5164 E. , 2023/8762 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/11 E., 2018/402 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, konut dokunulmazlığının ihlali İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.10.2014 tarihli ve 2014/37121 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. ... 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2014/746 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/25183 Esas, 2017/27257 Karar sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip, ... 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2018/11 Esas, 2018/402 Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın, temyiz edilmeksizin 18.09.2018 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.06.2022 tarihli ve 2021/24273 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/90541 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/90541 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklindeki, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez." şeklindeki, Aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, "Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." şeklindeki, Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, "uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır." şeklindeki, Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/5. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklindeki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde yer alan, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki, Aynı Kanun'un 21/1-2. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın mernis adresinin tespitini yaparak, mernis adresi ile bilinen en son adresin aynı olduğunun anlaşılması halinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince işlem yapılması, mernis adresinin farklı bir adres olduğunun anlaşılması durumunda ise mernis adresine aynı Kanun'un 10/1. maddesi gereğince tebligat yapılması gerektiği, Somut olayda, uzlaştırmacı tarafından "sanığın telefon ve adreslerinin arandığı, kendisine ulaşılamadığı, uzlaşma sağlanamadığı" yönünde rapor düzenlenmiş ise de; uzlaştırmacının bürodan sanığın bilinen son adresine tebligat yapılmasını talep ettiği, Uzlaştırma bürosu tarafından sanığın bilinen son adresi olan ve sanığın bozma öncesi yargılama sırasında bildirdiği adresi olan ".../..." adresine gönderide bulunulduğu, anılan gönderinin iade gelmesi üzerine yukarıda anlatıldığı şekliyle mernis adresi bulunup bulunmadığı sorularak mernis şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ yapılması, mernis adresi yok ise, sanığın bildirdiği adrese daha önce 10/11/2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebligat yapılmış olması sebebiyle anılan Kanun'un 35.maddesi uyarınca tebligat yapılması gerekirken, sanığa ulaşılamadığından bahisle uzlaşma sağlanamadığı şeklinde düzenlenen raporun usulünce tanzim edilmediği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası; "Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarih ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326'ncı maddeleri uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 3. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) Temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı hükmü veren mahkemece reddi başlıklı 315 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder. Temyiz eden taraf red kararının kendisine tebliğinden itibaren bir hafta içinde Yargıtaydan bu hususta bir karar verilmesini talep edebilir. Bu takdirde dosya Yargtaya gönderilir. Şu kadar ki, bu sebepten dolayı hükmün infazı tehir olunmaz." hükümleri yer almaktadır. 4. Sanık tarafından Mahkemeye hitaben sunulan 07.09.2020 tarihli dilekçe ile temyiz hakkının verilmesi talep olunmuş, Mahkemenin 15.09.2020 tarihli ek kararı ile de talebin reddine karar verilmiş olup, kararın itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilse de temyiz talebinin reddi mahiyetinde olan ek kararın, 1412 sayılı Kanun'un 315 inci maddesi uyarınca temyiz kanun yoluna tabi olduğu, ek kararın sanığa 18.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve sanığın 21.09.2020 tarihli dilekçesi ile ek kararı temyiz ettiği kabul edilmiştir. 5. Somut olayda; ret kararına karşı temyiz incelemesi yapılmasının zorunlu olduğu, temyiz yasa yolu sonuçlandırılmadan bu haliyle kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmıştır. 6. İnceleme konusu hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 315 inci maddesi uyarınca temyiz kanun yoluna tabi olduğu, bu aşamada olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla