KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/5305 E., 2023/9180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/1089 E., 2013/358 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2013 tarihli ve 2010/1089 Esas, 2013/358 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda hüküm verilmesi nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen ikinci fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi,
bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle sanığın 12.05.2011 tarihinde bildirdiği son adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresine tebligat çıkarılması gerekirken, sanığın yokluğunda verilen hükmün,
21.01.2011 tarihindeki duruşmada bildirdiği adresine ve sonradan MERNİS adresine tebliğ edilmesinden dolayı yapılan kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu anlaşılmış ise de; sanığın denetim süresinde suç işlemesi nedeniyle dosyayı yeniden ele alan Mahkemenin sanık hakkında aynen infazına dair 08.02.2018 tarihli ek kararını 15.03.2018 tarihinde tebliğ etmesi üzerine sanık ve vasisinin 21.03.2018 de tecilin kaldırılmasına itiraz ettiği, daha sonraki dilekçelerinde uzlaşma yasasından ve seri muhakeme usulünden yararlanmak istediğine dair 30.11.2022 ve 13.06.2023 tarihli dilekçeler sunduğundan sanığın hakkındaki hükme muttali olduğu,
sanığın yokluğunda verilip en geç 15.03.2018 tarihinde haberdar olduğu karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.08.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak,
oy birliğiyle REDDİNE,
Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/5305, K. 2023/9180, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama