İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/6566 Karar: 2024/2817 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6566 K.2024/2817

11. Ceza Dairesi 2023/6566 E. , 2024/2817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/247 E., 2009/168 K. SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR :Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'n

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/6566 E. , 2024/2817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/247 E., 2009/168 K. SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR :Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'n

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/6566 E. , 2024/2817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/247 E., 2009/168 K. SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR :Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 24.09.2013 tarihli 2012/17021 Esas, 2013/13960 Karar sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.09.2013 tarihli ve 2012/17021 Esas, 2013/13960 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, KD-2023/45274 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/45274 sayılı itiraznamesi ile; 1. Sanıklara usule uygun olarak Tebliğname tebliğ edilmeksizin karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu, 2. Mahkemece sanıkların " Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nun 158/1-a maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ve 30 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildikten sonra, 5237 sayılı TCK'nun 35/1-2 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması sırasında hapis cezası yönünden hesap hatası yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezası belirlenmek suretiyle sanıklara fazla hapis cezası belirlenmiş olması ve devamında da; 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında yapılan indiriminde hatalı olarak belirlenmiş olan 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden yapılmak suretiyle neticeten 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle sanıklar hakkında fazla hapis cezasına karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, gerekçeleriyle Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin düzeltilerek onama kararına itiraz edilmiştir. II. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.10.2007 tarihli ve 2007/10-226 Esas, 2007/215 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerinde sonuç doğurabilecek görüş içermesi hallerinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen Tebliğnamenin, sanık veya müdafii ile katılan veya vekiline tebliğ olunacağı, dosyada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/126833 sayılı tebliğnamesi ile kararın düzeltilerek onanmasının talep edildiği ve tebliğnamenin; a. Sanık ...'nın “...” adresine 21.12.2012 tarihli tebliğ mazbatası ile 7201 sayılı Tebligat Kanununun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesine göre tebliğ işleminin yapıldığı ancak adı geçenin UYAP kayıtlarına göre bu tarihte başka bir suç nedeniyle...Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu anlaşıldığından yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı b. Sanıklar ..., ... ve ...'ın en son bilinen adreslerine tebligat çıkartılmadan MERNİS adreslerine tebligatın çıkartılmış olduğu anlaşıldığından yapılan tebligatların geçersiz olduğu bu nedenle Tebliğname tebliğ edilmeksizin karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 2. Tebliğnamenin usulüne uygun olarak sanıklara tebliğ edildiği anlaşılmakla; dosya yeniden ele alınıp incelenmiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin belirtilen hususlar dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, a. Mahkemece sanıkların " Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2 yıl hapis cezası ve 30 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildikten sonra, aynı kanunun 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapılması sırasında hapis cezası yönünden hesap hatası yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezası belirlenmek suretiyle sanıklara fazla hapis cezası belirlenmiş olması ve devamında da; aynı kanunun 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında yapılan indiriminde hatalı olarak belirlenmiş olan 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden yapılmak suretiyle neticeten 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini, b. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan belirlenmesi halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan belirlenmesi gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmadığı, ancak Mahkemece kararda bu hususun ayrıca gerekçelendirilmesinin gerekli olduğu anlaşılmakla; somut olayda, sanıklar hakkında cezanın alt sınırdan tayin edildiği belirtildiği halde, ayrıca gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi, c. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun, sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıverilinceye kadar, alt soyu dışında kalan kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi " gerektiğinin gözetilmemesi, dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 Sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.09.2013 tarihli ve 2012/17021 Esas ve 2013/13960 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2009 tarihli ve 2008/247 Esas, 2009/168 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarında yer alan " 2 'şer yıl hapis ve 30'ar gün adli para cezası ","1' er yıl 8 ay hapis ve 22'şer gün adli para cezası"," 1'er yıl 4 ay 20 'şer gün hapis ve 18'er gün adli para cezası " ve " 360 TL adli para cezası" ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla " 2 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası", " 1 yıl 6 ay hapis ve 3 gün adli para cezası"," 1 yıl 3 ay hapis ve 2 gün adli para cezası" ve "40,00 TL" ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından 5 nolu bentte yer alan "1 ER YIL 4 ER AY 20'ŞER GÜN HAPİS VE 360'AR TL ADLİ PARA CEZASI" ibaresi çıkarılarak yerine "1'ER YIL 3'ER AY HAPİS VE 40,00'AR TL ADLİ PARA CEZASI" ibaresinin eklenmesi ve yine hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılıp yerine,''Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla