İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/6717 Karar: 2024/11175 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6717 K.2024/11175

11. Ceza Dairesi 2023/6717 E. , 2024/11175 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2022 tarihli ve 2022/66530 Soruşturma, 2022/75222 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbu

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/6717 E. , 2024/11175 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2022 tarihli ve 2022/66530 Soruşturma, 2022/75222 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbu

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/6717 E. , 2024/11175 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2022 tarihli ve 2022/66530 Soruşturma, 2022/75222 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 27.03.2023 tarihli ve 2022/5902 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 27.03.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/13209 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115567 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115567 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Müştekinin şüpheli hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, 1219 sayılı Tababet Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'a muhalefet suçlarından dolayı da şikâyetçi olmasına karşın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca bu suçlarla ilgili bir karar verilmemiş ise de, bahse konu hususun dava zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde giderilebilecek eksiklik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, müştekinin şikâyet dilekçesi ile özetle, oğlunun matematik dersindeki eksikliği ve sınav kaygısı sebebiyle şüphelinin çalıştığı danışmanlığa gittiklerini, ilk gidişlerinde seans ücretini nakit ödediğini, sonraki seanslar için kart ile ödeme yaptığını, ayrıca eşi ile birlikte aile danışmanlığı hizmeti almak için de şüphelinin çalıştığı işyerine gittiklerini, fakat şüphelinin başka konulara da girme çabası içinde olması ayrıca bir psikoloğun yahut eğitim danışmanının ilaç tavsiyesi veremeyeceği ve tanı koyamayacağını dikkate alarak seansları sonlandırdığını, kendisi ile eşi arasında görülmekte olan davaya şüphelinin hazırlamış olduğu gerçeği yansıtmayan raporu sunması üzerine yaptığı araştırmalar neticesinde şüphelinin psikoloji lisans eğitimi olmadığı gibi klinik psikoloji doktorası da yapmadığını, bu sebeple diploması bulunmayan şüphelinin psikoloji raporu yazamayacağını tespit ettiğini, şüphelinin psikolog olmamasına rağmen bazı üniversitelerde eğitim verdiğini öğrendiğini belirterek şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, şüpheliye yönelik resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamalarına dair vaki beyan ve iddiaların herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmayan mücerret ve atf-ı cürüm mahiyetinde iddialardan ibaret olduğu, atılı suçlardan kamu davası açmaya yeterli şüphe teşkil eden delil bulunmadığı gerekçeleriyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Adı geçen şüpheli hakkında yapılan ihbar üzerine, şüpheliye ait işyerinin faaliyet kolunun eğitimi destekleyici faaliyetler olmasına rağmen faaliyet konusunun yaşam koçluğu ve danışmanlık şeklinde olduğu ayrıca şüpheliye ait merkezde çalışan Tuğba'nın klinik psikolog olmadığı halde hekimlerin yapabileceği terapi hizmeti verdiği hususlarının İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünce tespit edilmesini takiben yapılan şikâyet üzerine, şüpheli hakkında 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Kanunu'na muhalefet ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'a muhalefet suçlarından yürütülen soruşturma neticesinde kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2023 tarihli ve 2020/641 esas, 2023/93 sayılı kararı ile iddianame anlatımında, 1219 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden sanığa eylem yüklemesi yapılmadığı gerekçesiyle anılan suç yönünden karar verilmesine yer olmadığına, sanığın kendisine ait merkezde klinik psikolog olmadığı halde terapi hizmeti veren kişiyi yetkisiz olarak çalıştırdığı gerekçesiyle 3359 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olduğu anlaşılmakla; Şüphelinin gerçekte psikolog olup olmadığı, doktor unvanını haiz olup olmadığı hususlarının ilgili makamlardan araştırılması, şüphelinin şikâyet dilekçesinde belirtilen raporu ve reçete düzenleme yetkisinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün şikâyeti üzerine şüpheli hakkında yürütülen soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/641 esas sayılı dosyası ile kamu davası açılmış olması sebebiyle anılan dosyada yer alan, şüphelinin unvanı ve yetkisine ilişkin tüm belgelerin dosya arasına alınarak gerekli görülmesi halinde bu hususta bilirkişi raporu alınması, şikâyet dilekçesinde müşteki dışında başkaca kişilerin de şüpheli tarafından dolandırıldığının bildirilmiş olması dikkate alınarak şüpheli hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması; bunların yanısıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin My Life İstanbul Danışmanlık isimli iş yerinin sahibi olduğunun ve kendisini "Psikolog Doktor" unvanı ile tanıttığının, şikâyetçinin çocuğunun dikkat eksikliği ve sınav kaygısı gibi şikâyetleri nedeniyle tavsiye üzerine şüphelinin iş yerine danışmanlık hizmeti almak amacıyla gittiklerinin, bir süre de eşiyle birlikte aile danışmanlığı hizmeti aldıklarının, devamında ilaç tavsiyesinde bulunması üzerine şüphelenerek yaptığı araştırmada şüphelinin gerçekte psikolog unvanına sahip olmadığının, öz geçmişinde bildirdiği eğitimlerinin ve diplomalarının gerçeği yansıtmadığının, psikolog olmamasına rağmen eşiyle aralarında devam eden boşanma davasında delil olmak üzere ilgili makama hitaben yazdığı mütalaa yazısında şikâyetçiye yönelik itibarını zedeleyici nitelikte kişisel bilgilere yer verdiğinin ve raporu "Aile Evlilik Danışmanı Doktor" unvanı ile imzaladığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelinin gerçekte "klinik psikoloji doktoru" unvanına sahip olup olmadığının, reçete düzenleme ve ilaç tavsiye etme yetkisi bulunup bulunmadığının, bu unvanla herhangi bir reçete yazıp yazmadığının araştırılması, şüpheli hakkında 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na muhalefet suçundan yürütülen İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/641 Esas sayılı dosyası celp edilerek, şüphelinin unvan ve yetkisine ilişkin bu dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin iş bu soruşturma dosyasına eklenmesi, şüphelinin kendi ismiyle bulunan internet sitesinde yer alan özgeçmişindeki eğitim bilgilerinde yer alan diploma ve sertifikalara sahip olup olmadığının ilgili kurumlar nezdinde araştırılması, bu diploma ve sertifikalar dosyaya getirtilerek sahte olup olmadıklarının tespit edilmesi, şikâyetçi tarafından şüphelinin benzer şekilde danışmanlık hizmeti verdiği başkaca mağdurların da bulunduğu bildirildiğinden, benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığı da araştırılarak, tespiti halinde bu dosyaların da getirtilip incelenmesi ve soruşturmayı ilgilendiren delillerin dosyaya eklenmesi, Türkiye'de çeşitli üniversite ve kurumlarda psikolog olarak ders verdiği belirtilen şüphelinin bu unvanı kullanarak düzenlediği başkaca belgeler olup olmadığı da ortaya konulduktan sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müşteki ...'in şikayetine mevzu teşkil eden olay kapsamında şüpheli ...'ya yönelik dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarına dâir vâkî beyan ve iddiaların herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmayan mücerred ve atf-ı cürüm mahiyetinde iddialardan ibaret olduğu ve şüpheli hakkında müsned suçlardan kamu davası açmaya yeterli şüphe teşkil eden maddî ve müşahhas hiçbir delil bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 7. Şikâyetçinin şüpheli hakkında, "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme", "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" ve "1219 sayılı Tababet ve Şuhabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'a muhalefet etme" suçlarına yönelik iddialarına ilişkin olarak herhangi bir karar verilmediği belirlenmekle, zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 27.03.2023 tarihli ve 2022/5902 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla