Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/6963 E. , 2024/10048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/105 Değişik İş SUÇ : Mühür bozma KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/105 De
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/6963 E. , 2024/10048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/105 Değişik İş SUÇ : Mühür bozma KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/105 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/18959 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116778 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116778 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Mühür bozma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09/03/2021 tarihli ve 2021/32479 soruşturma, 2021/10484 esas, 2021/678 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/4. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli ve 2021/263 esas, 2021/318 sayılı kararının 16/04/2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 23/05/2022 tarihinde kasıtlı işlediği suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/4. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2023 tarihli ve 2023/212 esas, 2023/524 sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itiraz hakkında karar verilmeksizin dosyanın Mahkemesine iadesine dair mercii İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2023 tarihli ve 2023/105 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2023 tarihli kararının kanun yararına bozulması durumunda, anılan kararı takiben, itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın yeniden merciine gönderilmesi üzerine, kararın 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına ilişkin olduğundan bahisle Mahkemelerinin 07/04/2023 tarihli kararı gereğince işlem yapılmasına, dosyanın Mahkemesine iadesine dair İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2023 tarihli 2023/450 değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2023 tarihli kararıyla, verilen cezanın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle itiraz hakkında karar verilmeksizin dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinin 14. fıkrasında, "Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten işlediği suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanmasına ilişkin verilen kararın, miktarına bakılmaksızın itiraz kanun yoluna tabi olduğu cihetle, Mahkemece itirazın esası hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; "Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.", aynı maddenin dokuzuncu fıkrasında; "Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır." ve aynı maddenin on dördüncü fıkrasında ise; "Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler. " hükümleri yer almaktadır. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2023 tarihli ve 2019/2-440 Esas, 2023/141 Karar sayılı ilamında; "...CMK'nın 223. maddesinde beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi veya düşmesi şeklinde sınırlı olarak sayılan ve hüküm niteliği taşıyan kararlar dışında, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde bir hüküm çeşidine yer verilmemesi ve anılan madde uyarınca verilmiş bir hüküm veya temyize konu olabilecek bir karar bulunmaması nedeniyle bu hususun temyiz incelemesine konu edilemeyeceğinde herhangi bir tereddüt bulunmamakta ise de incelemeye konu kararın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştirme işlemlerinin yapılarak hukuk aleminde sonuç doğurmaya başladığı nazara alındığında, hüküm niteliğinde bulunmasa bile hukuken geçersiz bir karar olduğundan da söz edilemeyeceği, diğer taraftan, yalnızca hüküm değil hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlara yönelik olarak da kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği anlaşılmakla, başkaca bir yasa yolu ile denetlenmesi mümkün bulunmayan incelemeye konu karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, kanun yararına bozma talebine konu olabileceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır..." denilmektedir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını müteakip, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işleyen sanık hakkındaki hükmün açıklanarak mühür bozma suçundan 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/212 Esas, 2023/524 Karar sayılı kararına yönelik itirazda bulunulması üzerine, itiraz merci tarafından, 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin üçüncü, dokuzuncu ve on dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemeler uyarınca, sanık hakkındaki cezanın hükmün açıklanması suretiyle verilmiş olmasının uygulanan muhakeme usulünde bir değişikliğe sebebiyet vermeyeceği ve seri muhakeme usûlüne göre verilen kararların da itiraz kanun yoluna tâbi olduğu gözetilerek, vaki itirazın esası hakkında bir karar verilmesi yerine, "...verilen ceza miktar itibarıyla kesin olmakla, mahkememizce yapılacak işlem olmadığından dosya hakkında karar verilmeksizin iadesine..." şeklindeki hatalı gerekçeyle karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/105 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.