KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2023/7284 E., 2024/15291 K.
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/895 E., 2023/515 K
Karar Detayı
293 kelime·1 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Sahte fatura kullanma suçundan kurulan düşme hükmü yönünden Sanığın yargılama konusu 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla;
katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden Sanığın yargılama konusu defter, kayıt ve belgeleri gizleme eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 01.10.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan;