İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/1343 Karar: 2024/14023 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/1343 K.2024/14023

11. Ceza Dairesi 2024/1343 E. , 2024/14023 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/287 E. 2015/483 K. Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında İNG Bank ve Yapı Kredi Bankasına yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan karar verilmesine yer olmadığına şeklinde verilen kar

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/1343 E. , 2024/14023 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/287 E. 2015/483 K. Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında İNG Bank ve Yapı Kredi Bankasına yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan karar verilmesine yer olmadığına şeklinde verilen kar

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/1343 E. , 2024/14023 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/287 E. 2015/483 K. Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında İNG Bank ve Yapı Kredi Bankasına yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan karar verilmesine yer olmadığına şeklinde verilen kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesi anlamında temyize konu olabilecek hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyizlerinin mümkün bulunmadığı; Diğer hükümler yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, sanık ve Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkında Karar verilmesine Yer olmadığı Kararına Karşı Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Mahkemece verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığı ve temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, bu karar yönünden dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Beraat ve Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemleri için, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 204. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.07.2015 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, yine özel belgede sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 207. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.12.2015 tarihli sanığın mahkûmiyet tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelemeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III. Nitelikli dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen "banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık" suçunun mağdurunun banka olduğu, aynı bankanın değişik şubelerine karşı işlenen suçun tek bir mağdura karşı işlendiğinin kabul edileceği, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu; sanığın, adli sicili ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde farklı mağdurlar adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanları ile İşbank'ın değişik şubelerinden kredi aldığının tespit edildiği, bu kapsamda sanığın Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/234 Esas ve Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/173 Esas sayılı dosyaları ile mahkumiyetine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, ilgili dosyaların ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının getirtilerek incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, bu şekilde eksiklik tamamlandıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı Kanun 43. maddesinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak gerekli değerlendirmelerin yapılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması, 2. Sanığın kredi çekme eylemi sırasında katılan ... adına düzenlenen ve aslı ele geçirilemeyen nüfus cüzdanı kullanması sebebiyle fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin yanında aynı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, 3. Gerekçeli karar başlığında "banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" şeklinde yazılması gereken suç adının "bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık " şeklinde yazılması, Yasaya aykırı, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla