KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/1628 E., 2025/11012 K.
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/4293 E., 2023/3088 K
- Suç
- Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi kararları
- Tebliğname görüşü
- Bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2022/4293 Esas, 2023/3088 Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması hâlinde âdil ve etkin yargılanma hakkının gereği olarak sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması zorunluluğunun bulunduğuna karar verilmiştir
Karar Detayı
450 kelime·2 dk okuma
Sanığın ve temyiz dışı sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle birlikte işledikleri kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) ve 158/3 maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilen suç yönünden suç tarihi de gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu,
bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafii bulunmayan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmalarının ve ek savunmalarının müdafi huzurunda ve 5271 sayılı CMK'nın 196/2 maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196/2. maddesindeki "Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir." şeklindeki düzenlemede nazara alındığında sanığın asıl mahkemesince dinlenmeden, sanığın savunmasının ve ek savunmasının, müdafii de hazır bulunmaksızın, Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla tespit edilmesi ve hüküm duruşmasında hazır edilmeksizin savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
Suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3, 156, 188/1. ve 196/2 maddelerinin ihlâli ile sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.