İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/1587 Karar: 2026/1786 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/1587 K.2026/1786

11. Ceza Dairesi 2024/1587 E. , 2026/1786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/778 E., 2023/1115 K. SUÇLAR : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edile

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/1587 E. , 2026/1786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/778 E., 2023/1115 K. SUÇLAR : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edile

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/1587 E. , 2026/1786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/778 E., 2023/1115 K. SUÇLAR : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. Sanık hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvurularının incelemesinde; Sanıklara yüklenen “Resmi belgede sahtecilik ” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan ilk mahkumiyet kararının verildiği 07.07.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükümleri kurulması Kanun’a aykırı olup sanıkların müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II. Sanık ... hakkında Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurularının incelemesinde; 1-Sanığın 2008 yılından suç tarihine kadar katılan ... Turizm AŞ'de satış temsilcisi olduğu ve katılan şirketin Etimesgut Güvercinlik mevkiinde bulunan iş yerinden mağdurlar ..., ...'in yetkilisi oldukları iş yeri ve şirketlere yapılan yağ ve oto bakım ürünleri satışlarına ilişkin mağdurlardan nakit para tahsil ettiği ve tahsilat makbuzu düzenleyerek satış yaptığı halde mağdurlardan aldığı nakit paraları mal edinerek ve mağdurlar ... ile ... adlarına sahte senetler düzenleyerek mal çıkışı yapıp spot piyasada satarak katılanı toplam 200.000,00 TL zarara uğratarak katılana karşı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; katılan ile sanık arasında hizmet ilişkisi bulunduğu, sanığa satış konusunda yetki verildiği, sanığın mağdurlardan satış bedellerini almalarına rağmen adlarına senet düzenleyerek çalıştıkları katılan şirkete verdiklerinin anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, 2-Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve bir sanık yönünden dolandırıcılık suçundan bozma üzerine yeniden mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. Dolandırıcılık yönünden sanığın, katılan şirkette satış temsilcisi olarak çalışırken mağdurlardan tahsil ettiği bedelleri mal edinip sahte senetler düzenleyerek şirketi zarara uğrattığı kabul edilmiştir. Uyuşmazlık, sahtecilik suçunda zamanaşımı ile dolandırıcılık eyleminin hukuki niteliğine ilişkindir.

Hukuki İlke: Resmi belgede sahtecilik suçunda TCK 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımı süresi, kesen son sebep olan ilk mahkumiyet kararı tarihinden hüküm tarihine kadar dolmuşsa kamu davasının düşmesine karar verilmelidir (CMK 223/8). Katılan ile arasında hizmet ilişkisi bulunan, satış yetkisi verilen ve tahsil ettiği bedellere karşılık senet düzenleyen sanığın eylemi, basit dolandırıcılık değil TCK 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur; suç vasfında yanılgıyla dolandırıcılıktan hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Uygulama Sonucu: Sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin bozularak kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine; dolandırıcılık hükmünün ise suç vasfı yönünden bozulmasına, sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Uzun süredir devam eden dosyalarda TCK 66/1-e olağan dava zamanaşımının kesen sebeplerle birlikte hesaplanması ihmal edilmemelidir. Hizmet ilişkisi içinde tahsil edilen bedellerin mal edinilmesi eylemlerinde dolandırıcılık yerine TCK 155/2 hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma nitelendirmesi savunulabilir; bu vasıf değişikliği lehe sonuç doğurabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla