Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/1742 E. , 2025/5321 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : İftira, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/1742 E. , 2025/5321 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : İftira, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat ve Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden Sanık ...'nin UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre karar tarihinden sonra 07.05.2020 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, sanık ...'e yüklenen iftira suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 18.01.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... ve müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı ve ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun kanundaki cezasının üst sınırı 7 yıl olduğundan, Tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme görüşüne iştirak edilmemiştir. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, ... ve ..., ... veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır. Mülga 6762 sayılı Türk ... Kanununun 312. maddesi ve devamında (YTTK 359) yönetim kuruluna ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Kanunun 312. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin genel kurulca seçileceği, 317. (YTTK 365) maddesinde yönetim kurulunun şirketi idare ve temsil yetkisine sahip olduğu düzenlenmiştir. Yine 6762 sayılı Kanunun 320. maddesinde Borçlar Kanununun 528. maddesine yapılan atıfla yönetim kurulu üyelerinin dikkat ve özenli davranma yükümlülüğü altında bulundukları hükme bağlanmıştır. Doktrinde yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki ilişkinin hukuki niteliği konusunda baskın olan görüş, aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça bu ilişkinin vekâlet ilişkisi olduğu yönündedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ...'in katılanlar ..., ..., ... ve ... ile birlikte 14.03.2006 tarihinde .... Sanayi ve ....'yi kurduğu, şirket ana sözleşmesinin 1. maddesine göre Yönetim Kurulu üyeliklerine 3 yıl süre ile sanık ... ve katılanlar ..., ... ve ...'un seçildikleri ve Yönetim kurulu Başkanlığına da aynı süre ile görev yapmak üzere katılan ...'ın seçildiği, geçici 2. maddesi ile de Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinin şirketin ... ünvanı ve kaşesi altında atacakları münferit imzaları ile şirketi her konuda ve en geniş şekilde temsil ve ilzama yetkili olduklarının belirlendiği, şirketin amaç ve konusunun ... örme ve tekstil, inşaat, turizm işleri olduğu, şirketin amacını gerçekleştirmek için de, yapılabilecek faaliyetlere 3. maddenin L fıkrasının bentlerinde ayrıntılı şekilde yer verildiği ve maddenin sonunda şirketin sayılanlar dışında konusu ile ilgili başka işler yapmak istediği takdirde genel kurulu kararı ile ana sözleşme değiştirilerek yapılabileceğinin ve bu durumun tescil ve ilan edilmesinin şart olduğunun kararlaştırıldığı, ancak sanık ...'in buna rağmen tek imza yetkisine dayalı olarak başkan ve diğer yönetim kurulu üyelerinden habersiz şekilde; 1.... ... A.Ş. yönetim kurulu temsile yetkili üyesi sanık ... ile anlaşarak tek imza yetkisine dayalı olarak başkan ve diğer üyelerden habersiz şekilde şirketin tüm faaliyetlerini ortadan kaldıracak, yani şirketi fiilen sonlandıracak şekilde 08.11.2006 tarihinde hasılat kira sözleşmesi yaparak ... fabrikasını 10 yıllığına tüm demirbaşları ile birlikte tam teşekküllü ve çalışır şekilde % 20 net kar karşılığında kiraladığı, sanık ...'ın suçlamayı kabul etmediği, ancak ... A.Ş. nin amaç ve konuları arasında ... ... A.Ş. nin amaçları ile uyuşan sadece tekstil ürünleri, ... ..., ... ... alımı satımı ile italat ve ihracatını yapmanın olması, ... ... A.Ş. nin sermayesinin 1.000.000,00 TL; ... AŞ' nin sermayesinin 5.000,00 TL olması karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunma yaptığı, ... Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet izni olmamasına rağmen bu kira sözleşmesiyle ... Organize Sanayiinde iş yeri sahibi konumuma geçerek sağlanan kolaylık ve muafiyetlerden bu sayade faydalanan ... AŞ' nin yönetim kurulu yetkili üyesi olan sanık ...'nin de sanık ...'ın suçuna iştirak ettiği, kira geliri ile bu muafeyetler karşılaştırıldığında, ... ... A.Ş. nin açıkça zarara uğratıldığının anlaşıldığı, 2.Sanık ...'in ... ... A.Ş. adına 07.07.2007 tanzim, 08.07.2007 vade tarihli 1.500.000,00 TL, 10.10.2006 tanzim, 08.06.2007 vade tarihli 800.000,00 TL meblağlı bonoları şirket adına tek imzayla sanık ... lehine düzenleyerek verdiği, bonoların "nakten" verilmesine rağmen paranın şirkete aktarılmadığı, sanık ...'in de bonoları sanık ...'a ciro ettiği, sanık ...'un da Gaziantep 4. İcra müdürlüğünün 2007/10909 sayılı dosyasında takibe koyduğu, sanık ..., ifadesinde sanık ...'a peyder pey altı ay içerisinde 2.300.000,00 TL para elden verdiğini, son para verdiğinde senet düzenlendiğini, paranın 200.000,00 TL'sinin sanık ...'e ait olduğunu, ...'in paraları verdiği zaman yanında olduğunu, senetlerin ortak tanıdıkları olan ...'in lehine düzenlendiğini, ...'in senetleri ciro ederek kendisine verdiğini, ...'in de kefil olamasını sağlamak istediğini, ileride şirkete ortak olmak düşüncesi ile para ödediğini belirttiği, sanık ... de, sanık ...'ın çocukluk arkadaşı olduğunu, fabrikasının nakde sıkıştığını söyleyerek yardım istediğini, 200.000,00 TL parası olduğunu söyleyerek verebileceğini belirttiği, konuyu daha sonra sanık ...' a ilettiğini ve ortak olma düşüncesi ile toplam 2.300.000,00 TL parayı peyder pey...'a verdiğini söyleyerek senet aldığını, ... ile aralarında başka bir ticari ilişki olmadığını belirterek suçlamaları kabul etmediği, ancak bonoların yüksek miktarına rağmen banka aracı kılınmaması, sanıklar ... ve ...' in şirkete ortak olma iradelerine yönelik herhangi bir başvuru ve harici dahi olsa bir protokolün düzenlenmemiş olması ve ticaretle uğraşan kişilerin bu kadar yüksek miktardaki parayı 6 ay gibi kısa bir sürede vermiş olmalarının hayatın olağın akışına uygun düşmediği, verildiği iddia edilen paranın ... ... A.Ş. nin hesaplarına da aktarılmadığı, Bu suretle sanıklar ..., ..., ...'nin sanık ...'in eylemlerine iştirak ederek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; Mahkemece, sanık ...'in .... San. ve ...’nin ortağı, yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda suç tarihinde şirketi tek başına temsile yetkili olduğu, yönetim kurulu üyesi ve başkan sıfatı bulunan katılanların yapılan bu işlemlerden haberdar olmamalarının mümkün olmadığı, bu işlemleri her zaman denetleyebilecekleri, bu nedenle katılanlar ile sanık arasındaki şirket harcamalarının ve işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı yönünde oluşan uyuşmazlığın anonim şirketlerde ortakların hak ve mesuliyetlerini düzenleyen ... hukuku kuralları çerçevesinde hukuk mahkemesinde halledilmesi gereken ihtilaf dışında cezai yönden sorumluluk gerektirecek bir eylem olmadığı gibi taraflar arasında kurulan hukuki ilişkinin acente ve vekalet gibi müesseselerden farklı olduğu, taraflar arasında hizmet ilişkisi veya güvene dayalı bir teslim ya da tevdii söz konusu olmadığı, sanık ... dışındaki diğer sanıkların da söz konusu şirketle hiçbir bağlantılarının bulunmaması da göz önüne alındığında sanıkların üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; Taraflar arasındaki diğer hukuk davaları, icra takipleri, bu davalarda alınan bilirkişi raporu içerikleri, sanıklar savunmaları ve katılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/06/2008 tarihli ve 2006/741 Esas, 2008/201 Karar sayılı kararına göre 08.11.2006 tarihli hasılat kira sözleşmesinin iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 10.03.2009 tarihli ve 2008/15107 Esas, 2009/2931 Karar sayılı ilamı ile onandığı, Gaziantep 1. Asliye ... Mahkemesinin 16.06.2010 tarihli ve 2008/222 Esas, 2010/235 Karar sayılı kararına göre de suça konu bonolardan dolayı davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 14.04.2011 tarihli ve 2010/11450 Esas, 2011/4947 Karar sayılı ilamıyla onandığı anlaşılmıştır. Sanık ...'in şirketin tek varlığı olan ... fabrikasını kiralamasının şirket ana sözleşmesine göre genel kurulu kararı ile ana sözleşme değiştirilerek ve bu durumun tescil ve ilan edilerek yapılabileceği halde diğer ortakların rızasını almadan uzun süreli olarak ... Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet izni olmamasına rağmen bu kira sözleşmesiyle... A.Ş. yönetim kurulu temsile yetkili üyesi sanık ... ile anlaşarak kiralamasının tahsis ile ilgili kanun ve yönetmeliğe aykırı olduğundan sanık ...'in sanık ... ile ortağı ve temsilcisi olduğu şirketin açıkça zararına hareket ettiği, yine toplam 2.300.000 TL para verdiğini iddia eden sanıklar ... ve ...'nin tespit edilen maddi durumları itibariyle bu meblağda bir parayı sanık ...'a borç vermesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunması, sanık ...'ın davacı şirket ortağı olmasına rağmen açılan davada yaptığı savunmalarda şirket aleyhine hareket etmesi, bonoların bedellerinin şirket hesabına aktarılmaması nedeniyle suça konu bonoların muvazalı olarak sanıklar ..., ... ve ... arasında düzenlenip kullanıldığı anlaşıldığından, şirket yönetiminde bulunan sanık ...'in hizmet ilişkisi nedeniyle bağlı bulunduğu .... Sanayi ve ... aleyhine hizmet ilişkisiyle bağdaşmayan tasarruflar yapmak suretiyle menfaat elde etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir bütün hâlinde 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, diğer sanıklar ... ve ...'in de sanık ...'ın eylemine iştirak ettiklerinin kabulü ile sanıkların cezalandırılması, sanık ... hakkında ayrıca aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal etmiş olması karşısında 5237 sayılı TCK'nin 43/1 maddesinin uygulanması gerekir iken oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme ile beraat hükümleri tesisi, Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.