Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/1756 E. , 2024/12673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ulukışla Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2023 tarihli ve 2022/1507 Soruşturma, 2023/48 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Niğde 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 01.0
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/1756 E. , 2024/12673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ulukışla Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2023 tarihli ve 2022/1507 Soruşturma, 2023/48 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Niğde 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/421 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.03.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.01.2024 tarihli ve 2023/18887 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9201 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9201 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, Öz Çınaraltı Akaryakıt İnşaat Petrol İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Şirketi yetkilisi ... hakkında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan soruşturma yürütüldüğü, dosya kapsamında alınan 2021 takvim yılında sahte belge düzenlemek eylemi bakımından 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporlarına istinaden şüphelinin atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının tespit edildiğinden bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse de, Sahte olduğu iddia edilen faturaları kullanan ilgili şirketler ve faturaları tanzim eden mükellef şirkete ait defter ve belgeler üzerinde faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim-tesellüm belgeleri, ödeme belgeleri ile bu bedellerin mükellefin banka hesabına girip girmediğine ilişkin, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükelleflerin ticari defter ve belgeleri üzerinde detaylı karşıt inceleme yaptırılması gerektiği, bu yönden bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespitinden sonra, toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Konya Denetim Daire Başkanlığı (4) No'lu Rapor Değerlendirme Komisyonu'nun, 27.06.2022 tarihli ve RDK-4/2022/59 sayılı komisyon mütalaası ve ekindeki vergi inceleme raporları uyarınca, Ulukışla Malmüdürlüğünün 070 036 4582 vergi kimlik numaralı mükellefi Öz Çınaraltı Petrol İth. İhr. San. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüphelinin, 2021 takvim yılında sahte fatura düzenleyicisi olduğu tespit edilen Lokoil Petrol Dağıtım ve Pazarlama A.Ş.'den aldığı KDV hariç toplam 8.402.419,63 TL bedelli sahte faturayı KDV indiriminde kullandığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Lokoil Petrol Dağıtım ve Pazarlama A.Ş. hakkında, 2021 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan tanzim edilen 12.05.2022 tarihli ve 2022-B-968/5 sayılı Vergi Tekniği Raporunun dosyaya getirtilmesi, bu şirketin yetkilisi/yetkilileri hakkında atılı suçtan kamu davası açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyasının getirtilip incelenmesi ile bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, UYAP üzerinden yapılan incelemede şüpheli hakkında aynı mükellefiyetine ilişkin olarak 2019 ve 2020 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasının halen Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/149 Esas sırasında derdest olduğunun belirlenmesi karşısında, bu dava dosyasının celp edilmesi suretiyle onaylı bir örneğinin dosya arasına alınması, faturalara konu akaryakıt alışverişine ilişkin ödemelerin banka yoluyla yapıldığının belirtilmesi nedeniyle, ödemelerin muvazaalı olup olmadığının tespiti yönünden, fatura tarihleri de dikkate alınmak suretiyle, düzenleyici şirketin banka hesap hareketlerinin getirtilip incelenmesi, gerekli görülmesi halinde sahte faturaları düzenleyen ve kullanan şirketlere ait ticari defter ve belgeler ile ödeme belgeleri birlikte değerlendirilmek suretiyle karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "Öz Çınaraltı Petrol İth. İhr. Ltd. Şti. 'nin; 2021 takvim yılında gerçek bir ticari faaliyetinin bulunduğu, mal alışı yaptığı Lokoil Petrol Pazarlama A.Ş 'den alınmış faturalara ilişkin yukarıda değerlendirme bölümünde ayrıntılı açıklandığı üzere yapılan alımın gerçek olmadığı yönünde somut bir delilin olmadığı, yine Sahte Belge Kullanma Yönünden; Mükellef kurumun 2021 takvim yılında Lokoil Petrol Pazarlama A.Ş 'den 72 belge ile KDV Hariç 8.402.419,63 TL tutarında aldığı faturalardaki malların gerçekte alınmadığı yönünde olumsuz bir tespitin bulunmadığı, Mükellef Kurumun kanuni temsilcisi olan şüpheli ...'in kendisine isnat edilen eylemden sorumlu olduğuna dair şüpheli hakkında kamu davası açmaya yarar kesin delil bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Niğde 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/421 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.