Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/1779 E. , 2026/811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/406 E., 2023/3360 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ya
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/1779 E. , 2026/811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/406 E., 2023/3360 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/11/20 22... /1 67... /372 K. sayılı kararı ile sanıkların 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 158/1-f. Maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nun 158/1-f-son, 43/1, 52/1-2, 52/4, 53 (Sanık ... yönünden ayrıca TCK'nın 58) maddeleri gereğince mahkumiyetlerine karar verilmiştir. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 26.09.20 23... /406 E., 2023/3360 K. Sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ... müdafii, sanığın suç işleme iştirak ve iradesinin bulunmadığına, sanık ... uyuşmazlığın alacak vereceğe ilişkin olduğundan ve yüz yüze ticarette dolandırıcılık suçu oluşmayacağından bahisle hükümlerin bozulmasına dair temyize gelmişlerdir. III. GEREKÇE Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezalarının kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 26.09.20 23... /406 E., 2023/3360 K. Sayılı kararında sanık ... ve sanık ... ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/01/2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin ya da banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, istinaf başvuruları düzeltilerek esastan reddedilmiştir. Sanık müdafileri iştirak iradesinin bulunmadığını ve uyuşmazlığın alacak-verecek ilişkisine dayandığını, yüz yüze ticarette dolandırıcılık oluşmayacağını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, iddia ve savunmaların gerekçeli kararda tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklarca işlendiğinin ve suç vasfının doğru belirlendiği hallerde hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı ilkesi uygulanmıştır. Mahkumiyette TCK 158/1-f, 43/1, 52 ve 53 maddeleri esas alınmıştır.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Nitelikli dolandırıcılık savunmasında, uyuşmazlığın gerçek bir alacak-verecek/ticari ilişkiye dayandığı ve hileli davranış ile aldatma unsurunun bulunmadığı somut delillerle ortaya konmalıdır; salt iştirak iradesinin yokluğu iddiası, dosyadaki bağlantı delilleri karşısında yetersiz kalabilir. Aldatma unsurunun gerçekleşme biçimi ayrıntılı tartışılmalıdır.