Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/1782 E. , 2025/4545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1740 E., 2023/1516 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin ticari şirket yetkilisi tarafından araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yön
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/1782 E. , 2025/4545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1740 E., 2023/1516 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin ticari şirket yetkilisi tarafından araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2018 tarihli ve 2018/469 Esas, 2018/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin ilam başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca hükmün kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-h/son, 168/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 26 gün hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir . II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi; eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olması nedeniyle müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Katılanın Almanya'ya gitmek için vize başvurusunda bulunmak istediği, randevu almak amacıyla vize işlemlerini takibe yetkili iki firmadan birisi olan idata firmasını arama motoruna yazdığında ilk çıkan siteye girdiği, sanığın idata firmasının yetkilisi gibi davranıp vize işlemlerinin yapılması ve randevu alınması için VBS... şirketi hesabına katılanın 370,00 TL para yatırmasını istediği, bu parayı yatılan katılanın kendisine e-mail ile bildirilen randevu gününde idata firmasına gittiğinde böyle bir vize başvurusunun olmadığını, vize harcının da firmaya gelindiğinde alındığını öğrenerek yeniden başvuru yapmak zorunda kaldığı, her ne kadar sanığın savunmasında; şirketinin vize danışmanlık hizmeti verdiğini ve konsoloslukla bağlantılarının olmadığını, gereken danışmanlık hizmetini de katılana sunduklarını belirttiği görülmüş ise de; katılanın istikrarlı bir şekilde sanığın danışmanlık değil, vize harç bedeli olarak para aldığını ve yetkili idata firması gibi hareket ettiğini beyan ettiği, benzer türden çok sayıda dosyası bulunan sanığın diğer dosyaları da incelendiğinde idata firması olduğunu düşündürecek yanıltıcı yazılarla web sitesi açtığı ve bu sitenin arama motorunun ilk sırasında görülmesini sağladığı, oysa ki hiç bir vize hizmeti sağlamadığı gibi bu konuda yetkisinin de bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulaması yerinde olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2.Hüküm fıkrasının 4. paragrafında gün para cezasının 20,00 TL den adli para cezasına çevrilmesi sırasında maddi hata yapılarak ''16 gün'' yerine ''10 gün'' şeklinde belirtilmesi hususu sonuç adli para cezasının 320,00 TL olarak doğru bulunması nedeniyle eleştirilmekle yetinilmiş, ancak sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek hakkında hükmolunan 320,00 TL adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği Mahkemece sehven belirlenen ''10 gün'' üzerinden hapse çevrilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.