Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/2231 E. , 2024/8180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/109 E. 2024/44 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret 1. Sanık ... müdaf
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/2231 E. , 2024/8180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/109 E. 2024/44 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanığın, müdafiinin yasal süre içindeki temyiz isteminden sonra, cezaevi aracılığıyla gönderdiği 27.05.2024 tarihli dilekçesinin temyiz isteminden feragat niteliği taşıdığı anlaşıldığından sanık ... hakkındaki hükme yönelik yalnızca katılan vekillinin temyiz talebine hasren inceleme yapılmıştır. 2. Sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yönünden; ilk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli ve 2023/386 Esas, 2023/463 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 1.333.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2024/109 Esas, 2024/44 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkındaki İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar ... ve ... müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar ... ve ...'ın diğer sanıklarla iştirak halinde üzerlerine atılı suçu işlediklerine, haklarındaki beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna, sanıklar ... ve ... hakkında ise alt sınırdan ceza tayin edildiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği yönünden; müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, eksik inceleme sonucu sanığın mahkumiyetine hükmedildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek gerçekte araç satış iradesine sahip olmadıkları halde sahibinden.com isimli bilişim sisteminin verdiği kolaylıktan istifade ederek satılık araç ilanı verdikleri, bu ilanı gören katılan ... ile cep telefonu üzerinden iletişime geçtikleri, aracın 750.000,00 TL'ye satımı konusunda anlaşmaya vardıkları, katılanın Elazığ ilinde mukim olması ve söz konusu aracın Ankara'da bulunması nedeniyle satış işlemleriyle katılanın arkadaşı ...'un ilgilendiği, 06.04.2023 tarihinde ... ile aracın ruhsat sahibi ...'ın .... Noterliğinde buluştukları, ...'ın 750.000,00 TL'nin kendi hesabına değil katılana telefonda verilen sanık ...'a ait hesaba gönderilmesini, paranın yatırılması halinde aracı devredeceğini beyan etmesi üzerine, katılanın 735.000,00 TL'yi sanık ...'ın hesabına gönderdiği, ancak aracın katılana devredilmediği gibi parasının da iade edilmediği, sanıkların bu suretle üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia olunmuştur. 2. Hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde; sanık ...'ın hesabına gelen 735.000,00 TL'yi aynı gün içerisinde kripto para borsası olan BN Teknolojileri adlı şirket hesabı ile Bilyoner, Milli Piyango ve Birebin isimli şans oyunu sitelerine gönderdiği, Milli Piyango isimli şans oyunu sitesindeki hesabında bulunan 75.000,00 TL'yi ise yine aynı gün ilk önce kendisine ait Kuveyttürk Bankasında bulunan hesabına, sonra da sanık ... adına kayıtlı olan Fibabank hesabına gönderdiği anlaşılmıştır. 3. Sanık ..., ... ve ...'ın 06.04.2023 tarihinde Elazığ'da bulunan otelde konakladıkları tespit edilmiştir. 4. Sanık ... savunmasında; sosyal medya aracılığıyla tanıdığı bir şahsa 5.000,00 TL karşılığında banka hesap kartlarını, 0534 892 (..) (..) nolu telefon hattını ve kimlik fotokopisini verdiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 5. Sanık ... savunmasında; sanıklar ..., ..., ...'ı tanımadığını, yaklaşık 6-7 ay kadar önce Batman'da cep telefonunu ve kartlarını çaldırması nedeniyle hesaplarını bloke ettirdiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 6. Sanık ... ve ... savunmalarında; olay günü sanık ... ile tesadüfen karşılaştıklarını ve bir gece otelde konakladıklarını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 7. İlk derece mahkemesi tarafından; sanıklar ... ve ...'in üzerlerine atılı suçu işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine; sanıklar ... ve ... hakkında ise diğer sanıklar ... ve ...'in eylemlerine iştirak ettiklerine dair mahkumiyetlerini gerektirir her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatlerine hükmedilmiştir. 8.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanıkların savunmaları, katılan beyanı, banka hesap hareketleri, IP ve port bilgileri, HTS kayıtları, kamera görüntüsü, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2024/109 Esas, 2024/44 Karar sayılı kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar arafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanıkların savunmaları, katılan veya diğer sanıklar ... ve ... tarafından hesaplarına herhangi bir para havalesinin olmaması, suçta kullanılan numaralar ile sanıkların kullanımında olduğunu beyan ettikleri numaralar arasında herhangi bir irtibat tespit olunamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2024/109 Esas, 2024/44 Karar sayılı kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2024/109 Esas, 2024/44 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemiz sayın çoğıpluğu ile aramızda oluşan görüş farklılığı suç vasfına ilişkindir. Somut olayımızda , (anıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek gerçekte araç satış iradesine sahip olmadıkları halde sahibinden.com isimli bilişim sisteminin verdiği kolaylıktan istifade ederek satılık araç ilanı verdikleri, bu ilanı gören katılan ... ile cep telefonu üzerinden iletişime geçtikleri, aracın 750.000,00 TL'ye satımı konusunda anlaşmaya vardıkları, katılanın Elazığ ilinde mukim olması ve söz konusu aracın Ankara'da bulunması nedeniyle satış işlemleriyle katılanın arkadaşı ...'un ilgilendiği, 06.04.2023 tarihinde ... ile aracın ruhsat sahibi ...'ın .... Noterliğinde buluştukları, ...'ın 750.000,00 TL'nin kendi hesabına değil katılana telefonda verilen sanık ...’a ait hesaba gönderilmesini, paranın yatırılması halinde aracı devredeceğini beyan etmesi üzerine, katılanın 735.000,00 TL'yi sanık ...'ın hesabına gönderdiği, ancak aracın katılana devredilmediği gibi parasının da iade edilmediği, sanıkların bu suretle üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur. Katılan, internet ilan sayfası üzerinden yayınlanan araç ilanı ile yetinmeyerek, aracı ve sahibi olan kişilerle irtibatlanıp ilandaki bilgilerin doğruluğunu denetleyebilmek için Ankara ilinde bulunan arkadaşı aracılığı ile sanıklarla irtibata geçmiş, araç ve bilgileri konusunda arkadaşı ... aracılığı bilgi sahibi olduktan sonra kendi adına aracın satın alması için sanıklar ile arkadaşı ...'un noterde buluştukları sırada, katılanın aracın parasını banka havalesi ile gönderdiği anlaşıldığından, katılan burada bilişim sistemindeki bilgilerle yetinmeyerek araştırmaya ve denetlemeye devam etmiş ve bu amaçla bir temsilcisini de sanıklarla görüşmek üzere göndermiştir. Arkadaşı aracılığı ile yapmış olduğu araştırma ve bilgilendirme sonucunda araç satış bedelini havale etmesi şeklinde gerçeleşen somut olayımızda; sanıkların sübut bulan eylemlerinin nitelikli dolandırcılık suçunu değil, uzlaşma kapsamında kalan TCK 157/1 maddesindeki basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve kararın bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.