Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/2802 E. , 2024/13287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6382 Değişik iş ŞİKÂYETÇİLER : ..., Tamirhane Tasarım İç Mimarlık Tic.Ltd.Şti. SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi K
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/2802 E. , 2024/13287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6382 Değişik iş ŞİKÂYETÇİLER : ..., Tamirhane Tasarım İç Mimarlık Tic.Ltd.Şti. SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 02.08.2023 tarihli ve 2023/62778 Soruşturma, 2023/38517 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/6382 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.09.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.02.2024 tarihli ve 2023/29077 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/24988 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/24988 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin, şüphelilere teminat amacıyla verdiği 2 adet senedin, müştekinin şüphelilere ve iş yaptığı şirkete bir borcunun olmamasına rağmen icra takibine konu edilerek bedelsiz senedin kullanıldığının iddiasıyla şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 08/06/2020 tarihli ve 2017/31201 esas, 2020/5056 karar sayılı ilâmında yer alan "Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, şüphelilerin üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının net bir şekilde tespit edilebilmesi amacıyla, taraflar arasındaki bahse konu Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün 2022/13403 esas nolu icra takip dosyasının ve olayın aydınlatılmasına yarar, anılan borca ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya temin edilmesi, müştekinin şüphelilere ve iş yaptığı şirkete borcunun olup olmadığının araştırılarak ortaya konulması sonrasında şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. “ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; inşaat sektöründe faaliyet gösteren şikayetçi Tamirhane Tasarım İç Mimarlık Tic.Ltd.Şti. ile İris İnş. Turizm San.ve Tic.A.Ş. arasında taşeronluk sözleşmesinin düzenlendiğinin, sözleşme düzenlenirken şikayetçi tarafından iki adet teminat senedi verildiğinin, son hakedişin ödenmemesi üzerine İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2022/30849 Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığının ancak takip üzerine bu kez teminat olarak verilen senetlerin de İris İnş. Turizm San.ve Tic.A.Ş. tarafından Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün 2022/13403 Esas sayılı dosyası aracılığı ile icra takibine konu edildiğinin, şikayetçi şirketin herhangi bir borcunun olmamasına rağmen, teminat olarak verilen senetlerin doldurularak icraya konulmasının suç teşkil ettiğinin iddia olunması karşısında; şikayete konu olayın, TCK'nın 209. maddesinde yer alan açığa imzanın kötüye kullanılması suçu kapsamında değerlendirilerek, ticaret sicil kayıtlarının celbi ile Tamirhane Tasarım İç Mimarlık Tic.Ltd.Şti. ile İris İnş. Turizm San.ve Tic.A.Ş.'nin tüm yetkili ve ortaklarının tespit edilmesi, şüphelilerin ifadelerine başvurulması, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2022/30849 Esas sayılı, Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün 2022/13403 Esas sayılı, Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/6 Esas sayılı ve Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/485 Esas sayılı dosyalarının getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretlerinin dosya arasına alınması, şikayete konu senet asıllarının dosyaya celp edilmesi, üzerinde inceleme yapılarak ciro edilip edilmediğinin, bu doğrultuda bertakrip ele geçip geçmediğinin ve TCK'nın 209/2. maddesindeki suça vücut verip vermediğinin tartışılması, eylemin 209/1. madde kapsamında kalması halinde, öğrenme üzerine şikayetin süresinde olup olmadığının, yazılı delil bulunup bulunmadığının araştırılması, buna göre, şirketlerin ticari defter, belge ve kayıtlarının getirtilerek, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve borç durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının ve şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, "... müşteki ile şüpheli arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve uyuşmazlık için Hukuk Mahkemelerinde dava açılmak suretiyle bu hususların ileri sürülebileceği ve bu iddialarının çözümünün Hukuk Mahkemeleri nezdinde gerçekleştirilebileceği, yukarıda isimi zikredilen şüphelilerin hakkında iddia olunan suçların yasal unsurları itibariyle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen nedenlerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/6382 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.