İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2803 K.2024/7362

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2016 tarihli ve 2016/145 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci…

Esas2024/2803Karar2024/7362Tarih3 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.184 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2024/2803 E., 2024/7362 K.

Karar tarihi
3 Haziran 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2016/145 E., 2016/258 K
Suçlar
Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Karar
Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.184 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2016 tarihli ve 2016/145 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına;

başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 07.12.2016 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/29997 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31984 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31984 sayılı kanun yararına bozma isteminin. "Benzer bir olayda Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01/03/2021 tarihli ve 2020/8442 esas, 2021/3068 karar sayılı ilamında yer alan, “…kardeşi .......'a ait kimliği ibraz ettiği, sanığın başkasına ait kimliği kullandığından şüphelenilmesi üzerine yapılan parmak izi incelemesi sonucunda gerçek kimliğinin ortaya çıkarıldığı anlaşılan somut olayda;

sanığın başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun unsurlarının oluşmadığı gibi kolluk görevlilerine ibraz edilen kimliğe göre de herhangi resmi belgenin düzenlenmemesi nedeniyle TCK'nın 206/1. maddesinde tanımlanan "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan'' suçunun da oluşmadığı,

sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesinde düzenlenen "Kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturacağı,…BOZULMASINA…” şeklindeki açıklamalar ile, Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, suçun oluşabilmesi için sahte olarak düzenlenen, değiştirilen ya da kullanılan belgenin, gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerektiği, aldatıcılık özelliğinin suçun temel unsuru olduğu, suçun konusunun özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge, sahte belge olması gerektiği hususları değerlendirilerek,

somut olayda 09/02/2016 tarihli olay tutanağına göre sanığın sunmuş olduğu kimliğin orjinal kimlikten farklı olduğunun kolluk kuvvetlerince hemen anlaşılması karşısında, aldatıcılık şartı gerçekleşmediğinden resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları oluşmadığı gibi, anılan Yargıtay kararında bahsedildiği üzere sanığın başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği,

amcasının oğluna ait kimlik bilgileri dikkate alınarak düzenlenmiş bulunan herhangi bir belge de bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçunun da oluşmayacağı ve eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesi kapsamında idarî para cezası yaptırımını gerektiren kabahat olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında. "Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli olarak işlenebilen bir suçtur.

Resmi belgede sahtecilik suçunda birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmi belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir. İkinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan resmi belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır.

Üçüncü seçimlik hareket ise sahte olarak düzenlenen ya da değiştirilen bu resmi belgeyi kullanmaktır. 2. Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 130 uncu maddesi ikinci fıkrasında yer alan, "(2) Nüfus ve uluslararası aile cüzdanlarının onay bölümü mühürlenir.

Soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır." şeklindeki düzenleme ile nüfus cüzdanlarında usulüne uygun şekilde yapılan soğuk mühür işleminin belgenin zorunlu unsurlarında birisi olduğu hükme bağlanmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un "Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" başlıklı 268 inci maddesinin birinci fıkrasında.

"İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır. hükmü yer almaktadır.

4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı ilamında; "...5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun..."Adliyeye karşı suçlar" bölümünde düzenlenen “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” başlıklı 268. maddesi ise.

“İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır” şeklinde olup, işlediği bir suç nedeniyle yakalanan şüphelinin, gerçek kimliğini saklayıp kolluk kuvvetlerine, kimlik bilgilerini bildiği bir başkasının kimlik bilgilerini vermesi durumunda bu madde hükmü uygulanacaktır.

Bir başka ifadeyle, failin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendi kimliğini saklayarak, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması ve o kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olması durumunda, bu madde hükmü uygulanacaktır.

Suçun oluşması için, failin daha önce bir suç işlemiş olması veya bir suçtan aranması, kendi kimliğini vermesi halinde hakkında bu suçtan işlem yapılacak olması gerekmektedir.

İftira suçunun özel bir şekli olan bu suçun oluşması için sanığın resmi belge düzenlemede yetkili memura başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini vermesi yeterli olmayıp, işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla gerçek bir kişinin kimlik bilgilerini kullanması gerekmektedir..." şeklindeki açıklamalara yer verilmiştir.

5. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriğine göre; olay tarihinde parada sahtecilik suçuna ilişkin olarak yürütülen soruşturma sırasında yakalanan sanığın, kolluk görevlilerine kendisini ... ismiyle tanıtarak, bu kişi adına düzenlenmiş, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiğinin, ancak yapılan parmak izi incelemesi neticesinde gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; a.

Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede; sahtecilik suçlarında belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığını değerlendirme görevinin hakime ait olduğu, Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı cihetle, aslı dosyaya getirtilen suça konu nüfus cüzdanı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, düzenlemedeki şekil şartlarına uygun olduğu,

sahteciliğin ilk bakışta kolaylıkla anlaşılamadığı ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirlenmesi karşısında, somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluştuğu, b.

Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede; sanığın işlediği parada sahtecilik suçundan dolayı yakalandığında hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendisini ... ismiyle tanıtarak bu kişi adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kolluk görevlilerine ibraz ettiği, dosya içerisinde yer alan yakalama ve CD izleme tutanağı, teşhis tutanağı ve doktor raporunun ... adına düzenlendiği anlaşıldığından;

somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 268 nci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun tüm unsurları itibarıyla oluştuğu, Anlaşılmakla, ihbarnamede belirtilen hususlar yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2803
Karar No
2024/7362
Tarih
3 Haziran 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2779 K.2024/9225
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2689 K.2024/12417
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/30492 K.2014/5342
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/29354 K.2014/2525
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/29316 K.2014/873
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/28077 K.2014/13398

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.