Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/3004 E. , 2025/1975 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 27.04.2023 SAYISI : 2013/210 E., 2015/254 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/3004 E. , 2025/1975 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 27.04.2023 SAYISI : 2013/210 E., 2015/254 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2013/210 Esas, 2015/254 Karar sayılı ek kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 26.03.2024 tarihli ve 2024/1615 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.04.2024 tarihli ve KYB-2024/39204 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.04.2024 tarihli ve KYB-2024/39204 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in anılan Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2015 tarihli ve 2013/210 esas, 2015/254 sayılı kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 20/02/2020 tarihli ve 2019/2993 esas, 2020/1606 karar sayılı ilâmıyla onanarak kesinleşmesini müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesine getirilen düzenlemeler uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin talep edilmesi üzerine, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda adı geçen sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/b ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2023 tarihli ve 2013/210 esas, 2015/254 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi. 15/04/2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da birtakım değişiklikler yapıldığı, Bu kapsamda 7394 sayılı Kanun'un 6/1. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un Geçici 34. maddesine eklenen "Hâklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir ... " şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, 7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 15/04/2022 tarihinde infaz aşamasında olan dosyalar hakkında, infazı yapan Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından Mahkemesinden infaz durdurma kararı alınmasını takiben, Mahkemeler tarafından uyarlama yargılaması yapılarak, vergi dairelerince belirlenen ödenmesi gereken miktarın, 7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde hükümlüler tarafından Hazineye ödendiği takdirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecekleri yönünde ihtarı müteakip, bir yıl içinde ödeme yapılıp yapılmaması durumuna göre infazın kaldığı yerden devamına karar verilmesi gerektiğinin düzenlendiği, Dosya kapsamına göre, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2023 tarihli ek kararına konu yargılama sırasında her ne kadar Mahkemesince, suçun işlenmesi nedeni ile oluşan kamu zararının giderilmesine dair davetiyenin tebliğ edilmesine rağmen ödemede bulunulmadığından bahisle sanığın savunmasının alınması alınmayarak karar verilmiş ise de, Dosyada mevcut etkin pişmanlık indiriminden faydalanma şartlarını içeren meşruhatlı davetiyenin sanık adına çıkartılmasına rağmen 29/11/2022 tarihinde bila tebliğ iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığa yeniden tebligat çıkartılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, Sanığın bir takvim yılı içerisinde birden fazla kez sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediği anlaşılmasına rağmen, Mahkemesince koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/02/2020 tarihli ve 2019/3793 esas, 2020/1413 karar sayılı ilâmında "...sahte fatura kullanma suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda kullanılan sahte fatura eylemlerinin zincirleme sahte fatura kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden..." şeklindeki açıklamalar karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2013/210 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/2993 Esas, 2020/1606 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir. 3. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 4. Cumhuriyet Başsavcılığının, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesini talep etmesi üzerine, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2013/210 Esas, 2015/254 Karar sayılı ek kararı ile "...TCK'nın 43. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından..." hükümlünün aynı suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın itiraz edilmeksizin 02.06.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. 5. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.06.2006 tarihli ve 2006/10-124 Esas, 2006/165 Karar sayılı kararında da belirtiği üzere, kesin hükümde değişiklik yargılaması (uyarlama yargılaması) sonucu verilen hükümler ile tayin olunan cezaların kazanılmış hak oluşturmayacağı, bu hükümler yönünden cezada aleyhe değiştirme ilkesinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün 2008 takvim yılında değişik zamanlarda birden çok sahte fatura kullanması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin koşullarının mevcut olduğu, ayrıca hükümlünün eylemi sahte fatura kullanma olmasına rağmen, uyarlama hükmünde sahte fatura düzenleme şeklinde yazılmasının da Kanun'a aykırı bulunduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebindeki (2) numaralı düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görülmüş, bununla birlikte; uyarlama yargılaması yapılması gerektiğine ilişkin 06.06.2022 tarihli ek kararın hükümlü müdafiine, yine uyarlama yargılamasına dair 29.06.2022 tarihli ek tensip zaptı ile duruşma gününün de hükümlüye ve müdafiine tebliğ edilmesi karşısında; kanun yararına bozma isteminin (1) numaralı düşünce yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (2) numaralı düşünce yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE, 3. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2013/210 Esas, 2015/254 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.