Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/312 E. , 2024/9140 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/709 E., 2023/325 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/312 E. , 2024/9140 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/709 E., 2023/325 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmün temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verilmekle gereği görüşüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2012 tarihli kararında sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verimiştir. 2.Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2012 tarihli kararının sanık müdafi ile katılanlar vekilinin tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.09.2013 tarihli ve 2012/18154 Esas, 2013/13075 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığının hususlarının değerlendirilmesi amacıyla nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2014 tarihli kararında sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 2 yıl hapis para cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 26.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 4.İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2022, 2019/397 Esas, 20217156 Karar sayılı kararıyla kasten yaralama suçundan denetim süresi içerisinde 17.03.2018 tarihinde suç işlediği anlaşıldığından , hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, duruşma talep ettiği, sanığın atılı suçu işlemediği , zarar bilincinin oluşmadığı, kararın bozulmasına ilişkindir.. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde şikâyetçi ... ile şikâyetçi sanık ...'ın ... İş Makineleri isimli şirketin ortakları ve sahibi oldukları, şirketin iş makineleri yedek parçaları satışı üzerine faaliyet gösterdiği, sanık ...'ın da daha önce bu şirketin ortağı iken şirketteki hissesini tamamen 10.01.2007 tarihinde şikâyetçi ...'a devrettiği halde şirkete ait iş yerlerindeki müdürlük faaliyetlerini devam ettirdiği keza dosyanın başka bir sanığı olan ...'ın da, şirket tarafından verilen genel vekâletname uyarınca şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu, olay günü sanık ... dosyanın diğer temyiz dışı sanıkları ... ve ...'ın şikâyetçi ile aralarındaki daha önce mevcut ancak sona ermiş bulunan ortaklıktan kaynaklanan anlaşmazlıklar nedeniyle birlikte karar vererek şikâyetçinin de yurt dışında bulunmasından istifade ile ... Makineye ait ... Cad. ... İş Merkezi 76/36 ... adresinde bulunan iş yerindeki kendilerine aralarındaki hizmet ilişkisi nedeniyle idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdii ve teslim edilmiş olan 1.347 parça toplam 800.000 Amerikan $'ı değerindeki tüm stok makine parçaları, bilgisayarlar, iş yerinde bulunan, masa, sandalye, kasa reklam panoları ile yine şirkete ait ... ve ... plakalı araçların kendilerine ait olduğu iddiasıyla mal edinmek amacıyla dosyanın diğer sanığı ...'ın sahibi ve müdürü olduğu ... Makine Ltd. Şti adına kiraladıkları ... 646 Sokak 7 Nolu işyerine naklettikleri, sanık ...'in bu malzemelerin bir kısmını başka bir yere götürdüğü, şikâyetçi ...'ın olayı öğrenip şikâyeti üzerine ... Makineye ait olan bu malzemelerin bir kısmı ile şirkete ait araçların ele geçirilerek şikâyetçiye iade edildiği, ancak bir kısmının kaçırılmış olması nedeniyle ele geçirilemediği, olay yerinde güvenlik güçlerince yapılan araştırma sırasında sanık ...'ın sahibi olduğu ... Makine isimli iş yerine ait olan gerçek plakası ... plakalı aracın üzerinde sahte olarak düzenlenmiş ... nolu plaka ile buna göre düzenlenmiş tescil belgesinin ele geçirildiği, yapılan ekspertiz incelemesinde bu plaka ve ruhsatların sahte olduğu ve iğfal kabiliyetlerini haiz bulunduklarının tespit edildiği, bu aracın trafik kaydı üzerine haciz konulması nedeniyle alacaklarından kaçırmak amacıyla böyle bir yola gidildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar sanık sahte plaka ve ruhsat düzenleme eylemi ile ilgisinin bulunmadığını savunmuş ise de bu konuda dinlenen tanık anlatımları, bilirkişi raporuna göre suç konusu malların ... makineye ait olduğunun tespit edilmesi, keza üzerinde sahte plaka ve tescil belgesi ele geçirilen aracın da sanık ...'e ait şirkete ait bulunması nedeniyle sanığın bilgisi dışında böyle bir eylemde bulunulmasının hayatın olağan akışına göre mümkün görülmediği, bu itibarla sanığın bu konudaki savunmasına itibar edilmediği, bu şekilde atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.