Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/315 E. , 2024/9171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1273 E., 2022/639 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/315 E. , 2024/9171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1273 E., 2022/639 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/125 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suretiyle iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/125 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararının Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/5817 Esas, 2021/17472 Karar sayılı kararı ile göçmen kaçakçılığına ilişkin dosya incelenerek sonuca gidilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/1273 Esas, 2022/639 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ile infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet Savcısı temyizinde özetle; sanığın eylemine 268 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğini belirtmiştir. 2. Sanık temyizinde özetle; atılı suçu işlemediği, tek taraflı beyanlarla mahkum edildiği, savunma haklarının tam verilmediği ve son söz hakkının da tanınmadığı, lehine yasaların uygulanmadığı gerekçeleri ile ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede özetle; göçmen kaçakçılığı suçundan yakalanan sanığın mağdura ait sürücü belgesini kullanarak kendisini mağdur olarak tanıttığı, bunun üzerine sanık hakkında mağdur adına soruşturmaya başlanıldığı, sanığın sonra kendisinin ... olduğunu beyan ettiğinden bahisle cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık özetle; suçlamayı reddetmiştir. 3. Mahkemece sanık hakkında yukarıda açıklanan şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanığın bozma sonrası alınan Mahkeme savunmasında duruşmadan vareste tutulmak istediği, tekerrüre esas sabıkası nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 inci hükümleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından, sanığın hazır bulunmadığı son duruşmada son sözünün sorulmaması ve bahsedilen lehe hükümlerin uygulanmamasına yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 2. 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması, verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahati oluşur. Somut olayda, sanığın, mağdurun adı ile tutuklandığı, sanığın mağdurun adı ile soruşturma yapılmasına neden olduğu anlaşıldığından seri muhakeme usulüne tabii 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 267 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması, ayrıca sanığın gerçek kimliğini açıklamasının, 5237 sayılı Kanun'un 269 uncu maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/1273 Esas, 2022/639 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.