İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/33 Karar: 2024/10557 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/33 K.2024/10557

11. Ceza Dairesi 2024/33 E. , 2024/10557 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/17 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARA

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/33 E. , 2024/10557 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/17 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARA

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/33 E. , 2024/10557 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/17 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.11.2022 tarihli ve 2022/38802 Soruşturma, 2022/33413 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/17 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.03.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.12.2023 tarihli ve 2023/20246 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/133958 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/133958 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında; Dosya kapsamına göre; müştekinin 43.000 USD karşılığında şüpheliden 4 adet kapı siparişi verdiği ancak şüpheli tarafından kendisine 2 adet kapının teslim edildiği ve teslim edilen kapıların hatalı imal edilmek suretiyle dolandırıldığı iddiasına yönelik olarak Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 14/11/2022 tarihli kararı ile anlaşmazlığın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müşteki tarafından sunulan flash bellek içerisinde yer alan şüpheli ile müşteki arasındaki whatsap yazışmaları, sipariş verilen kapılara ilişkin görüntüler, siparişe ilişkin fatura ve bu mahiyette sunulan deliller ile soruşturmanın genişletilerek elde edilecek yeni delillerle birlikte konusundan uzman bilirkişiden destek sağlanması ile neticesine göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından 2019 yılında başlanan Bağdat İmam-ı Azam Ebu Hanife Külliyesi restorasyonu ihalesini alan şikâyetçinin, bu külliyede kullanılmak üzere şüphelinin yetkilisi olduğu iş yerine 4 adet kapı siparişi verdiğinin, bir süre sonra şüphelinin siparişin belirtilen şekilde tamamlandığını bildirdiğinin ve kapıların fotoğraflarını şikâyetçiye gönderdiğinin, akabinde şikâyetçinin anlaşma konusu 43.000,00 USD paranın tamamını şüpheliye ödediği halde, Irak ülkesine teslim edilen kapıların 2 adet olduğunun, fazla görünmesi için aralarına ahşap parçaları konulduğunun ve anlaşmaya uygun olmayacak şekilde imal edildiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şüphelinin ifadesinin alınması, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesinden de sorulmak üzere gerçekte kapı imalatı işiyle uğraşıp uğraşmadığının belirlenmesi, şüpheli ve şikâyetçi arasında uyuşmazlık konusu olaya ilişkin yazılı bir sözleşme bulunup bulunmadığının taraflardan da sorulmak suretiyle belirlenmesi, şikâyet dilekçesinde isimleri bildirilen B.N. ve M.K.'nin olayla ilgili bilgilerine başvurulması, dosyaya sunulan flash belleğin dökümü yaptırılarak taraflar arasında kararlaştırılan ürünler ile teslim edilen ürünler arasında fark olup olmadığının gerekli görülmesi halinde bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde ortaya konulması, olayla ilgili hukuk davası açılıp açılmadığının araştırılması, açılmış olduğunun belirlenmesi halinde bu dosyanın getirtilerek incelenmesi ve soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi neticesinde şüphelinin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediği de tespit edilerek sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken; "...müştekinin satın aldığı eşyanın eksik ve hatalı gönderilmesinin ayıplı mal satımına ilişkin Hukuki İhtilaf niteliğinde olduğu ve dolandırıcılık suçunun yasal unsarlarının oluşmadığı, ayrıca taraflar arasındaki Hukuki İhtilafa konu alım satım aktinden doğan ihtilafın müşteki açısından ayıplı mala karşı tekkefül hükümlerinin borçlar kanunun 209. Maddesinde düzenlendiği, dolayısıyla ayıptan dolayı müştekinin Hukuk Davası açma hakkının bulunduğu, şüpheliye isnad edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/17 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla