KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/3952 E., 2025/1853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/495 E., 2024/142 K.
- Suç
- Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
873 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli ve 2016/455 Esas, 2018/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan beraat kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/1758 Esas, 2018/5681 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/a-2, 5237 sayılı TCK'nın 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sanık müdafiinin temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/542 Esas, 2022/10633 Karar sayılı kararı ile 213 sayılı Kanun'da 7394 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik dikkate alınarak lehe yasanın tespit edilmesi gerektiğinden bahisle, diğer yönleri incelenmeyen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası yapılan yargılamada Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli ve 2022/495 Esas, 2024/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı TCK'nın 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin temyize konu işbu karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine, sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, 2. Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğine, İlişkindir.
III. GEREKÇE
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/542 Esas, 2022/10633 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu karara yönelik itirazda bulunulmadığı anlaşılmakla, Tebliğnamedeki İlk Derece Mahkemesinin görevsiz olduğuna ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
1. Sanık hakkında ortağı ve yetkilisi olduğu ... İletişim ... Ltd.
Şti.nin 2010 takvim yılı defter, kayıt ve belgelerini gizlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında %1 hisse ile ortağı olduğu adı geçen şirketin müdürünün diğer ortak ... olduğunu, şirkete müdür olarak atanmasına ilişkin 13.12.2010 tarihli ve 2010/01 tarihli kararda adına atılı imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 12.06.2017 tarihli yazısında 06.08.2009 tarihinden 13.12.2010 tarihine kadar şirket müdürünün ..., 13.12.2010 tarihinden sonra şirket müdürünün sanık olduğunun belirtilmesi,
tanık olarak dinlenen ... beyanında, sanığın ve kendisinin ortağı oldukları şirketin ... tarafından kurulduğunu, ne kendisine ne de sanığa defter ve belgelerin teslim edildiğini beyan etmesi, ... İletişim .. Ltd.
Şti. hakkında 2011 yılında yapılan başka bir vergi incelemesi nedeniyle düzenlenen 19.01.2011 tarihli vergi inceleme tutanağında ibraz edilen 2010 takvim yılı yasal defter ve belgelerin adı geçen şirketin kanuni temsilcisi Hatice Akbaba'ya teslim edildiğinin belirtilmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, ... ve ... isimli kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitiyle tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak sanığı tanıyıp tanımadıkları, ibrazı istenilen defter ve belgeleri sanığa teslim edip etmedikleri sorulup varsa buna ilişkin teslim-tesellüm belgesi istenilerek dosya arasına alınması,
temini mümkünse şirket karar defteri getirtilip sanığın müdür olarak atanmasına ilişkin 13.12.2010 tarihli ve 2010/01 tarihli karardaki imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre;
a. Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı VUK'nun 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı VUK'nun 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Kendisine vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesi uyarınca aynı Tarife'nin ekinde yer alan Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c. Defter, kayıt ve belgeleri isteme yazısının 10.08.2015 tarihinde tebliğ edilmesi ve ibraz için 15 günlük süre verilmesi nedeniyle "26.08.2015" olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında "17.09.2015" olarak yanlış gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli ve 2022/495 Esas, 2024/142 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/3952, K. 2025/1853, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama