Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4030 E. , 2025/13 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6574 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4030 E. , 2025/13 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6574 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2023 tarihli ve 2022/224012 Soruşturma, 2023/102495 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/6574 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.09.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2024/1619 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77181 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77181 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 22/06/2021 tarihli ve 2019/2857 esas, 2021/5792 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, özel belgede sahtecilik suçunun oluşumu için sahte özel belgenin düzenlenmesi ya da gerçek bir özel belgenin değiştirilmesi yeterli olmayıp, suçun tamamlanması veya oluşması için zorunlu kurucu unsur olarak sahte özel belgenin hukuki sonuç doğuracak şekilde kullanılması gerektiği, Dosya kapsamına göre, müştekinin suça konu olan ve şikâyet dilekçesi ekinde fotokopisini sunduğu, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/97 esas sayılı dosyasında delil olarak kullanılan ''... 2015 Borç Kapatma 3/4 Pay Mesihpaşa 68'' adlı belgenin altındaki imzanın kendisine ait olmadığı ve İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2017/1641 esas sayılı dosyasında delil olarak kullanılan 01/01/2013 tarihli kira sözleşmesinde tahrifat yapıldığından bahisle şikâyetçi olması üzerine, yapılan soruşturmada 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve fotokopi belge üzerinde sahtecilik incelemesi yapılamayacağından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; suç tarihinin söz konusu belgelerde yer alan tarih yerine, borç kapama belgesi bakımından belgenin anılan mahkemeye hangi tarihte sunulduğunun belirlenerek tespit edilmesi gerektiği, yine kira sözleşmesi yönünden ise İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2017/1641 esas sayılı icra takip dosyasının getirtilerek tarihin tespit edilmesi gerektiği, zamanaşımı sürelerinin bu tarihlerden itibaren başlayacağı, anılan suça ilişkin olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olduğu cihetle, şikayete konu olaya ilişkin başlatılan soruşturmaya usulünce devam edilip olayın aydınlatılmasına yarar tüm delillerin toplanması, ayrıca şikayete konu ve sahte olduğu iddia edilen sözleşme ve borç kapama belgesi asıllarının şüpheli ve vekilinden sorulması ile sözleşme aslının temini durumunda imza incelemesi sonucuna göre, şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, suç tarihinde hataya düşülerek ve eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre, şüpheli ...‘in inceleme sırasında 03.09.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında; merci kararının kanun yararına bozulması durumunda dahi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64. maddesi uyarınca, bu aşamadan sonra şüpheli hakkında soruşturma yapma ve dava açma olanağının kalmaması nedeniyle, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2023 tarihli ve 2022/224012 Soruşturma, 2023/102495 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/6574 Değişik İş sayılı kararı sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.