KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/4163 E., 2025/5781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/561 E., 2024/100 K.
- Suç
- Sahte fatura düzenleme
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2019/2448 Esas, 2020/3981 karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanık hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/3556 Esas, 2022/15839 Karar sayılı ilamı ile;
"hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" gerekçesiyle bozulmasına,
dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini müteakip, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2022/561 Esas, 2024/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosyada mevcut karşıt inceleme tutanağına göre düzenlenen son faturanın 21.02.2013 tarihli olduğu, en son matrahlı KDV beyannamesinin 2013 yılı Mart döneminde verildiği anlaşılmakla; suç tarihinin en aleyhe kabulle 31.03.2013 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçu yönünden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun suç tarihinde yürürlükte bulunan 359/b maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış; olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/4163, K. 2025/5781, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama