Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4733 E. , 2025/1633 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/508 E. 2024/144 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık;
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4733 E. , 2025/1633 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/508 E. 2024/144 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık; resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle, Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında sahtecilik suçundan bozma öncesindeki mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 19.10.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından Ağır Ceza Mahkemesince bozma sonrası mahkûm edilmiştir. 11. Ceza Dairesi iki suçu ayrı ayrı incelemiş; dolandırıcılık hükmünü esastan denetlerken sahtecilikte zamanaşımı hesabı yapmıştır.
Hukuki İlke: Resmi belgede sahtecilik suçunda TCK 66/1-e'deki olağan dava zamanaşımı, kesen son sebep olan bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün kurulduğu tarihten itibaren yeniden işler; süre hüküm tarihine kadar dolmuşsa yargılamaya devamla mahkûmiyet kurulamaz, CMK 223/8 uyarınca davanın düşürülmesi gerekir.
Uygulama Sonucu: Daire, kredi dolandırıcılığı hükmünü bozmaya uyularak yürütülen yargılamada delillerin tartışıldığını belirterek onamış; sahtecilik yönünden ise 19.10.2015 tarihli bozma öncesi mahkûmiyetten hüküm tarihine kadar zamanaşımının dolduğunu saptayıp hükmü CMUK 321 uyarınca bozarak davayı tebliğnameye aykırı biçimde düşürmüştür.
Dava Strateji Notu: Dolandırıcılık ve sahtecilik birlikte yargılanan dosyalarda her suçun zamanaşımı ayrı işlediğinden, savunma bozma sonrası uzayan yargılamalarda özellikle sahtecilik gibi görece kısa zamanaşımına tabi suçlar için kesme tarihinden itibaren süre hesabını temyizde ayrıca ileri sürmelidir; tebliğname onama dese bile Daire resen düşme sonucuna varabilmektedir.