Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5044 E. , 2025/12271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/911 E. 2024/1221 K. SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün tem
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5044 E. , 2025/12271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/911 E. 2024/1221 K. SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2023 tarihli ve 2022/373 Esas, 2023/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son, 168/2, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 405 gün adli para cezası, hak yoksunluğu CMK 307. maddesi gözetilerek 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2024/911 Esas, 2024/1221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin dosyayı uzlaşma işlemlerinin tamamlattırılması için ilk derece mahkemesine tevdi ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen uzlaştırma işlemi sonrası bu belgelere göre gerçekleşen uzlaşma nedeniyle sanık hakkında; (değişen suç vasfı nedeniyle) dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 5271 sayılı CMK'nın 253/1-b-5, 254/2 ve 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinde, eylemin bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve bu suçtan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, uzlaştırma gerçekleştiğinden bahisle verilen düşme kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Katılanı kurumsal bir numara olduğu izlenimi veren +... numaralı telefon ile arayan ve ... Bankası'ndan aradığını söyleyen kişinin "kredi kartından 450,00 TL para çekildiğini, bunu iptal edeceğini'' söyleyerek katılanın onay vermek istediğini söylemesi üzerine de, katılandan kredi kartı bilgilerini ve kendisine gelen güvenlik şifrelerini aldığı, sonrasında kredi kartından 7.953,00 TL kredi kullandırılarak hesaptaki parayla birlikte toplam 8.100,00 TL' nin sanığın kredi kartına internet yoluyla EFT yapıldığı iddia olunan olayda; eylemin bu haliyle TCK'nın 245/1 maddesinde tanımlanan başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğu ve bu suçtan sanığın cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, bölge adliye mahkemesince, uzlaştırma işlemleri için dosyanın ilk derece mahkemesine tevdii, uzlaştırma sağlanınca ilk derece mahkemesi hükmü de kaldırılmadan ve duruşma açmaksızın eylemin TCK'nın 157/1 maddesine uyduğu ve uzlaşma gerçekleştiğinden bahisle sanık hakkında yazılı şekilde düşme kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Katılanı kurumsal görünümlü bir numaradan arayıp banka çalışanı gibi davranan kişi, kartından çekilen bir işlemi iptal edeceği bahanesiyle katılandan kredi kartı bilgilerini ve gelen güvenlik şifrelerini almış; kartından 7.953 TL kredi kullandırılıp hesaptaki parayla birlikte toplam 8.100 TL sanığın kredi kartına EFT ile aktarılmıştı. İlk derece mahkemesi sanığı TCK 158/1-f kapsamında mahkûm etmiş, bölge adliye mahkemesi ise eylemi basit dolandırıcılık (TCK 157/1) sayıp uzlaşma gerçekleştiği gerekçesiyle davanın düşmesine karar vermiş, bu kararı Cumhuriyet savcısı temyiz etmişti.
Hukuki İlke: Kart bilgileri ve güvenlik şifreleri ele geçirilerek karttan kredi kullandırılıp para aktarılması eylemi, dolandırıcılık değil TCK 245/1'de tanımlanan başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturur; suç vasfı yanlış belirlenerek uzlaşmaya tabi basit dolandırıcılık kabulüyle düşme kararı verilemez. Ayrıca bölge adliye mahkemesi, ilk derece hükmünü kaldırmadan ve duruşma açmadan bu yolda karar veremez.
Uygulama Sonucu: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, suç vasfının TCK 245/1 olduğunu ve izlenen usulün hukuka aykırılığını tespit ederek bölge adliye mahkemesi kararını CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle bozdu.
Dava Strateji Notu: Telefonla bilgi alınıp kart üzerinden işlem yapılan vakalarda suç vasfı tartışması sonucu doğrudan belirler: TCK 245/1 uzlaşma kapsamında olmadığından, uzlaşmayla düşme beklentisine dayalı savunma stratejisi bu kararla çürütülebilir. Mağdur vekilleri, eylemin kart kullanımı boyutunu vurgulayarak vasıf değişikliğiyle davanın düşürülmesine karşı temyiz yolunu etkin kullanmalıdır.