İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5073 Karar: 2025/1097 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5073 K.2025/1097

11. Ceza Dairesi 2024/5073 E. , 2025/1097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/610 Esas, 2024/1898 Karar SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Esastan ret EK KARAR: Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması İstanbul Böl

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5073 E. , 2025/1097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/610 Esas, 2024/1898 Karar SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Esastan ret EK KARAR: Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması İstanbul Böl

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5073 E. , 2025/1097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/610 Esas, 2024/1898 Karar SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Esastan ret EK KARAR: Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2018 tarihli ve 2015/20 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararıyla; sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı verilmiş, sanık ... hakkında ise nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. 2. Anılan kararların katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 13.07.2020 tarihli ve 2018/1939 Esas, 2020/991 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında verilen beraat ve mahkûmiyet hükümlerinin toplanması gereken bazı deliller toplanmaksızın eksik araştırma ile verildiği, kabule göre de; beraat eden sanığın eyleminin hatalı değerlendirme ile sübut bulmadığına hükmedildiği gibi suç vasfının TCK'nın 158/1-d bendinin yanında (h) bendine de temas ettiği gerekçeleriyle bozulduğu belirlenmiştir. 3.Bozma üzerine Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2020/313 Esas, 2021/211 Karar sayılı kararıyla; sanıklar hakkında ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. 4. Anılan kararların sanıklar müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 14.11.2022 tarihli ve 2022/2594 Esas, 2022/2152 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin önceki bozma ilamında belirtilen hususlar yerine getirilmeksizin verildiği, önceki ilamda belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu belirlenmiştir. 5.Bozma üzerine Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2023 tarihli ve 2022/797 Esas, 2023/211 Karar sayılı kararıyla; sanıklar hakkında ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. 6.Anılan kararların sanıklar müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 22.04.2024 tarihli ve 2024/610 Esas, 2024/1898 Karar sayılı kararı ile sanıklar müdafiinin istinaf isteminin reddi ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 7.Sanık müdafiinin esastan ret kararlarını temyiz etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile sanıklar müdafiinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği "temyiz isteminin reddine" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyizi; Bölge adliye mahkemesinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararına yöneliktir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, şöyle ki; '' e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g- Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h- Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği, Dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2018 tarihli ve 2015/20 Esas, 2018/20 Karar sayılı beraat ve mahkûmiyet kararlarının katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince 13.07.2020 tarihli ve 2018/1939 Esas, 2020/991 Karar sayılı karar ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e ve 289/1-i maddelerine yollamada bulunularak duruşma açılmaksızın beraat ve mahkûmiyet hükümlerinin eksik hususlar giderildikten sonra delil değerlendirmesi yapılması gerektiği, kabule göre de suç vasfının 158/1-d bendinin yanında 158/1-h bendine de temas ettiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği, bilahare ilk derece mahkemesinin her iki sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurduğu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince 14.11.2022 tarihli ve 2022/2594 Esas, 2022/2152 Karar sayılı karar ile önceki bozma ilamında belirtilen hususlar tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulduğu gerekçesiyle CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca tekrar bozulduğu, Oysa ki yukarıda işaret edildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2020 ve 14.11.2022 tarihli bozma kararlarının içeriği dikkate alındığında aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine ilişkin olmadığı, Kaldı ki; bozma ilamının sanık ... hakkında verilen beraat ve sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının eksik inceleme neticesinde verildiği ve kabule göre de; sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı kurulması gerektiği ve her iki sanık hakkında da suç vasıfının TCK'nın 158/1-d bendinin yanında (h) bendine de temas edeceği yönünde olduğu, direnme hakkı olmayan İlk derece mahkemesi tarafından sanık ... hakkındaki hükmün niteliği değiştirilerek her iki sanığın da nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-d ve h bentleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası, resmi belgede sahtecilik suçundan ise TCK'nın 204/1 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince bu kararların kesin nitelikte olduğunun belirtildiği dikkate alındığında; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usulüne uygun olarak duruşma açılıp, ilk hükümlerin niteliğinin değiştirilerek ya da ceza miktarlarının artırılarak karar verilmesi durumunda, hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesinde belirtilen 5 yıllık ceza sınırının altında dahi kalsa temyiz kanun yoluna tabi olacağı, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda izah edilen uygulaması ile temyiz kanun yoluna başvurma hakkı olan tarafların temyiz haklarını kullanmalarının önüne geçilmesi, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulacak bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının istisna olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 13.07.2020 ve 14.11.2022 tarihli bozma kararları verildiği ve anılan kararlara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, İlk derece mahkemesinin 03.04.2023 tarihli kararının yeniden sanıklar müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince sanıklar hakkında 22.04.2024 tarihinde esastan ret kararı verildiği ve bu kararında sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi tarafından verilen cezaların CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair 14.06.2024 tarihli ek karar verildiği anlaşılmış ise de, ek kararın konusunu oluşturan ve kesin nitelikte olduğu belirtilen hükümlerin Bölge Adliye Mahkemesinin kanuna aykırı şekilde İlk derece mahkemesi kararlarını bozması neticesinde kurulması nedeniyle anılan ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2018 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilen kararların hukuki değerden yoksun olması karşısında, 22.04.2024 tarihli esastan ret kararı verilmesi yukarıda açıklanan kanun hükümlerine aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla