Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5094 E. , 2025/349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/213 E., 2018/11 K. SUÇ : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün te
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5094 E. , 2025/349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/213 E., 2018/11 K. SUÇ : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç adının "banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" yerine "kamu kurum ve kuruluşları. vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırcılık" şeklinde hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik yetkisiz müdafiinin yaptığı temyiz istemi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesince 16.10.2018 tarihinde verilen onama kararının itiraz üzerine kaldırıldığı ve sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünü sanığın vekaletnameli müdafii ...'ın temyiz ettiği belirlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli ve 2011/6-94 Esas, 2011/133 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz öncesinde sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün onama ilamı ile kesinleştiği 16.10.2018 tarihinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın kabulüne dair Dairemizin 04.03.2024 tarihli tevdi ilamına kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Bozmaya uyulmak suretiyle yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, önce yetkisiz müdafiin temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesince 16.10.2018'de onanmış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine bu onama kaldırılarak dosya, sanığın vekaletnameli müdafiinin temyizi yönünden 11. Ceza Dairesince yeniden incelenmişti. Karar başlığında suç adının yanlış yazılması da mahallinde düzeltilebilir yazım hatası sayıldı.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.06.2011 tarihli 2011/6-94 E., 2011/133 K. sayılı ilamı uyarınca, onama ilamıyla hükmün kesinleştiği tarihten Başsavcılık itirazının kabulüne ilişkin tevdi ilamına kadar geçen dönemde dava zamanaşımı durur; bu nedenle aradan geçen süre zamanaşımı hesabına katılmaz. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada delillerin gerekçede tartışılıp vicdani kanaatin kesin verilere dayandırılması halinde hüküm hukuka uygundur.
Uygulama Sonucu: Daire, zamanaşımının onama ile itirazın kabulü arasında durduğunu gözeterek yaptığı incelemede suç vasfı ve yaptırımın doğru belirlendiği sonucuna vardı ve mahkûmiyet hükmünü Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle onadı.
Dava Strateji Notu: Onama kararının Başsavcılık itirazıyla kaldırıldığı dosyalarda zamanaşımı defi kurgulanırken, kesinleşme ile itirazın kabulü arasındaki sürenin duran süre olarak hesap dışı bırakılacağı unutulmamalıdır; bu dönem eklenerek yapılan zamanaşımı hesabı Yargıtay'da itibar görmez. Ayrıca temyizin vekaletnameli müdafi tarafından yapılması, yetkisiz müdafi başvurusunun doğurduğu sakatlıkları aşmanın anahtarıdır.