Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5296 E. , 2025/2234 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/209 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Ad
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5296 E. , 2025/2234 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/209 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 12.03.2024 tarihli ve 2022/102621 Soruşturma, 2024/21262 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2024 tarihli ve 2024/235 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2024/209 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/18291 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97243 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97243 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2024 tarihli kararı ile ''fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, vergi tekniği raporundaki çelişkiler beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınmadığı, ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, banka hesap hareketlerinin fatura bedellerini karşılayıp karşılamadığı noktasında inceleme yapılmadığı,, özetle ticari alışverişin gerçek olup olmadığı noktasında araştırma yapılmadığı, sahte fatura kullanmadığını ifade eden şüpheli ifadeleri üzerine yazı imza örneklerinin alınmadığı ve suça konu faturalar ile tarh dosyası üzerinde yazı imza incelemesi yaptırılmadığı, etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan eden ...'in ifadesi karşısında ;7394 sayılı kanun'un 4. Maddesinde belirtilen "tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının" tespit edilmediği, bu tutarların usulünce belirtilerek etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen şüpheliye usulünce ihtar edilmediği, hal böyle olunca etkin pişmanlık kurumunda aranan ödeme miktarı ve yeri şüpheliye usulünce bildirilmeyerek etkin pişmanlık düzenlemesine aykırı hareket edildiği gibi bir çok araştırma yapılmamış olup suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadan" dava açıldığından bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheliler haklarında, sahte belge kullanmak suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 11/04/2022 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheliler haklarında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar eksik araştırma yapıldığından bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2024 tarihli ve 2024/235 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1-Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, 2- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 3- Vergi tekniği raporundaki çelişkiler beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınmadığı, 4- Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, 5- Banka hesap hareketlerinin fatura bedellerini karşılayıp karşılamadığı noktasında inceleme yapılmadığı, özetle ticari alışverişin gerçek olup olmadığı noktasında araştırma yapılmadığı, 6-Sahte fatura kullanmadığını ifade eden şüpheli ifadeleri üzerine yazı imza örneklerinin alınmadığı ve suça konu faturalar ile tarh dosyası üzerinde yazı imza incelemesi yaptırılmadığı, 7- Etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan eden ...'in ifadesi karşısında; 7394 sayılı kanun'un 4. maddesinde belirtilen "tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının" tespit edilmediği, bu tutarların usulünce belirtilerek etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen şüpheliye usulünce ihtar edilmediği, hal böyle olunca etkin pişmanlık kurumunda aranan ödeme miktarı ve yeri şüpheliye usulünce bildirilmeyerek etkin pişmanlık düzenlemesine aykırı hareket edildiğii..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda, "suçun sübûtuna doğrudan etki edecek birçok delil toplanmadan düzenlendiği" belirtilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2024 tarihli ve 2022/102621 Soruşturma, 2024/21262 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b. maddesi uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün 228 077 4141 vergi kimlik numaralı mükellefi olup sınıflandırılmamış metal ürünlerin bakımı ve onarımı alanında faaliyet gösteren ... Metal İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli ... ile bu şirketin muhasebe işleriyle ilgilenen ve vergi incelemesi sırasında "kurum vekili" sıfatıyla hazır bulunan şüpheliler ... ve ... haklarında, "2017 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçunu işlediklerinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 11.04.2022 tarihli ve 2022-A-8531/22 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın bulunduğu, ilgili vergi tekniği raporunda şüphelilerin kullandıkları iddia olunan sahte faturalar yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiği, soruşturma aşamasında şüphelilerin ifadelerinin alındığı, şüpheliler ... ve ...'un şüpheli ...'in eylemlerine ne suretle iştirak ettiklerinin anlatıldığı, dosya kapsamına göre şüpheli ...'in 7394 sayılı Kanun ile getirilen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini söylemesine ve kendisine bu hususta süre verilmesine rağmen dosyaya herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediği anlaşılmakla; İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2024 tarihli ve 2024/235 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen deliller ile şüphelilerin savunmalarında dile getirdikleri hususlara yönelik diğer delillerin yargılama sırasında Mahkemece de toplanabileceği değerlendirilmekle birlikte; iddianame başlığında şüphelilerin açık kimlik bilgilerine yer verilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 170/3-a ve 174/1-a. maddelerine açıkça aykırı olarak iddianame düzenlendiği tespit edilmekle, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.