Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5335 E. , 2024/14931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/569 E., 2024/258 K. İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2022/569 Esas, 2024/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2017, 2018 ve 2019 takvim yıllarında sahte fatura kullanma
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5335 E. , 2024/14931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/569 E., 2024/258 K. İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2022/569 Esas, 2024/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2017, 2018 ve 2019 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2021/346 Esas, 2023/462 Karar sayılı kararı ile sanığın 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ilam ile iş bu dosyanın zincirleme suça konu olması nedeniyle mahsup edilmesi sonrası, cezanın neticeten 305 gün hapis cezası olarak infazına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 24.04.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/17048 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98130 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98130 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 2017, 2018 ve 2019 yıllarına dair sahte fatura kullanmak suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçunu işlediğinden bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14/10/2020 tarihli ve 2020/32243 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması neticesinde, İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2024 tarihli kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 24/04/2024 tarihinde kesinleştiği, Yine, sanığın inceleme dışı 2018 ve 2019 yıllarına dair sahte fatura kullanmak suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçunu işlediğinden bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2021 tarihli ve 2021/21264 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması neticesinde, İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2023 tarihli ve 2021/346 esas, 2023/462 kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 09/11/2023 tarihli ve 2023/1431 esas, 2023/1907 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, Sanığın 2018 ve 2019 yıllarına konu eylem bakımından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14/10/2020 tarihli iddianameden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir sahte fatura kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilerek zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği anlaşılmakla birlikte, İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2023 tarihli kararının 09/11/2024 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla bahse konu hapis cezasının hükmedilecek hapis cezasından mahsup edilmesi suretiyle hüküm kurulması uygun olduğu ancak, İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2024 tarihli kararıyla hükmedilen 5 yıl hapis cezasından 4 yıl 2 ay hapis cezasının mahsubu neticesinde 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi yerine, fazla cezaya neden olacak şekilde 305 gün hapis cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Suç tarihinde yürürlükte bulunan, 213 sayılı Kanun'un "Kaçakçılık suçları ve cezaları" başlıklı 359/b. maddesi; "b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hüküm tarihinden önce, 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/son maddesinden önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği belirlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, sanık ...'in UYAP üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre hüküm tarihinden sonra 10.08.2024 tarihinde öldüğü belirlenerek yapılan incelemede; sanık hakkında 2017, 2018 ve 2019 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/b. maddesi uyarınca tayin olunan "4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına", suç zincirleme olarak işlendiğinden 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/3 oranında artırım yapılarak "5 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına", geçmişteki iyi hali lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak "5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" hükmedildikten sonra, İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2021/346 Esas, 2023/462 Karar sayılı kararı ile sanığın "4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ilişkin kesinleşen hükme konu dosya ile iş bu dosyanın zincirleme suça konu olması nedeniyle mahsup edilmesi suretiyle, "cezanın neticeten 10 ay hapis cezası olarak infazına" karar verilmesi gerekirken, hatalı olarak "305 gün hapis cezası olarak infazına" denilmek suretiyle fazla ceza tayini Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2022/569 Esas, 2024/258 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d. maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan "305 gün hapis cezasının infazına" bölümünün, "10 ay hapis cezasının infazına" şeklinde düzeltilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, farklı takvim yıllarına ait sahte fatura kullanma eylemlerinden ayrı mahkemelerce cezalandırılmış; zincirleme suç nedeniyle önceki kesinleşen 4 yıl 2 ay ceza mahsup edilirken, 5 yıllık cezadan 10 ay kalması gerekirken hatalı olarak 305 gün olarak infazına hükmedilmiştir.
Hukuki İlke: Birden fazla takvim yılında aynı suç işleme kararıyla işlenen sahte fatura kullanma (VUK 359/b) eylemlerinde TCK 43/1 zincirleme suç hükümleri uygulanır ve önceki kesinleşen ceza mahsup edilir; mahsup hesabı hükümlü aleyhine hatalı yapılırsa CMK 309 kanun yararına bozma ile düzeltilir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu: Aynı suç işleme kararı kapsamındaki farklı yıl faturaları için birleştirme ve zincirleme suç talep edilmeli; mahsup/infaz hesabındaki lehe aritmetik hatalar kesinleşse bile kanun yararına bozma yoluyla giderilebilir.