Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5390 E. , 2025/5450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/674 E., 2023/349 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 202
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5390 E. , 2025/5450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/674 E., 2023/349 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2022/674 Esas, 2023/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi ile 7394 sayılı Kanun uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/4076 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101719 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101719 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'nın anılan Kanun’un 359/a-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2015 tarihli ve 2014/29 esas, 2015/91 sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/12/2021 tarihli ve 2018/2299 esas, 2021/12338 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleşmesini müteakip, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 06/05/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebinin kabulü ile yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2015 tarihli kararının iptaline, sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 359/3 ve 5237 sayılı Kanun’un 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/05/2023 tarihli ve 2022/674 esas, 2023/349 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, kayden 01/07/1941 doğumlu olan ve suçun işlendiği 13/09/2013 tarihi itibariyle 65 yaşını ikmal etmiş bulunan sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde, önceden işlemiş olduğu suçlar nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının verildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/11 esas, 2021/6152 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın önceden işlemiş olduğu suç nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde bu kararın mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığı, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmadığı anlaşılan ve suç tarihi itibariyle 65 yaşını ikmal etmiş bulunan sanık hakkında tayin olunan 7 ay 15 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasındaki bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; kanun yararına bozmanın, hükümlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve bu yolla içtihat birliğinin sağlanması amacını taşıdığı ve 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, daha önceden hapis cezasına mahkum olmayan ve suç tarihi itibarıyla altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlü hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin gerektiği belirlenmiş ise de; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre, hükümlünün kanun yararına bozma talebinden önce 29.01.2024 tarihinde vefat ettiği, olağanüstü kanun yollarının genel amacının, kesin hükmün otoritesinin ciddi boyutta hukuka aykırılıkların bulunması hâlinde hukuk düzenince kabul görmeyerek ortadan kaldırılması olduğu, yargısal kararların güvenirliği ve hukuki kesinlik ilkeleri de dikkate alındığında, ancak hukuki yararın bulunması kaydıyla olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, hükümlünün kanun yararına bozma talebinden önce ölmesi nedeniyle verilen hükmün maddi ceza hukuku veya muhakeme hukukuna uygun olup olmadığının denetlenmesinde hukuki bir yarar kalmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.