İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5754 Karar: 2026/2843 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5754 K.2026/2843

11. Ceza Dairesi 2024/5754 E. , 2026/2843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1490 E., 2024/3239 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisini

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5754 E. , 2026/2843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1490 E., 2024/3239 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisini

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5754 E. , 2026/2843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1490 E., 2024/3239 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/217 Esas, 2023/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun (5271 sayılı Kanun) 223/2.a maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 43/1, 52/2-4, 53... . maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 50.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; müvekkilinin 2 yıla yayılan bir süreç içerisinde sanıktan borç para aldığına, daha sonra bu borcuna karşılık katılana araç devrettiğine ve teminat olarak senet verdiğine, müvekkilinin, katılana aracın kendisine ait olmadığını söylediğine, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın, suç tarihinde... isimli şahsa ait olan 35... plaka sayılı aracı, kendisine ait olduğunu söyleyip, söylediği yalanı kuvvetlendirmek amacı ile katılan ile tanıklar huzurunda yazılı sözleşme de imzalamak suretiyle, katılana satıp, katılandan 64.200,00 Türk lirası haksız menfaat temin etmek suretiyle üzerine atılı basit dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suç tarihinde araç sahibi olarak görünen... isimli şahsın tanık olarak beyanı alınarak, aracın kiralanması veya satışı hususunda sanık ile aralarında herhangi bir anlaşma yapılıp yapılmadığının sorulması, sanık ile katılan arasında suça konu aracın satışı hususunda yapılan anlaşma öncesinde borç ve taşınmaz satışı nedeniyle yapılan ödemelerin suça konu olay kapsamında tahsil edilmiş haksız menfaat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden dolayı, araç satışına dair anlaşma sırasında ve sonrasında, katılanın bu araç satış işlemi nedeniyle yaptığı ödemelerin tereddüte yer vermeyecek şekilde tespiti, ayrıca sanığın 20.09.2022 tarihli duruşmada, "...ben müştekiye olan borçlarımı kendisine 2001 model ... marka bir araç vererek kapattım, müştekiye benim hiç bir borcum kalmadı, bundan sonra bizim müşteki ile olan alışverişimiz bir süre daha devam etti ben yine müştekiye borçlandım, bu borçlarım karşılığında müştekinin kaynı olan tanık ... 'a ... marka bir aracı devrettim, bu araç karşılığında müştekiden 10.000 TL aldım, aracı 35.000 TL saydım, 25.000 TL'yi de borcuma mahsup ettik, bu araç devri müşteki benden şikayetçi olduktan sonradır..." şeklindeki savunması ve katılanın aynı tarihli oturumdaki, "...Sanığın beyanında geçen ... marka aracı ben aldım, bu aracı 35.000 TL ye saydık, 11.500 TL sanığa ben elden para verdim, kalan meblağ sanığın bana olan borcuna saydık, ben sanıktan bana devrettiği ... marka ve ... marka araçlar dışında bir kuruş para almadım, dedi..." şeklindeki beyanı karşısında, sanığın katılana araç devri suretiyle yaptığı ödemelerin suça konu araç satışı nedeniyle tahsil ettiği haksız menfaate karşılık olup olmadığının belirlenmesi, ödemelerin bu kapsamda yapıldığının tespit edilmesi halinde, katılana devredilen araçların devir tarihi itibariyle değerinin belirlenerek, zararın kısmen mi yoksa tamamen mi giderildiği hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, zararın kısmen giderildiğinin belirlenmesi durumunda, hangi tarihte giderildiği belirlenerek ve katılana kısmi ödeme nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği hususu sorularak sonucuna göre işlem yapılması gerekirken eksik inceleme sonucu etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-(b) maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, başkasına ait 35 plakalı aracı kendisininmiş gibi tanıklar huzurunda yazılı sözleşmeyle katılana satıp 64.200 TL haksız menfaat sağlamakla suçlanmış; Kula Asliye Ceza Mahkemesi beraat kararı vermiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi ise beraati kaldırarak TCK 157/1 ve 43/1 uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 50.000 TL adli para cezasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü rejimle infazına hükmetmiştir. Sanık müdafii, taraflar arasında iki yıla yayılan borç ilişkisi bulunduğunu ve suçun unsurlarının oluşmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Dolandırıcılıkta maddi gerçek kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılmalıdır: araç sahibi görünen kişinin tanık olarak dinlenmesi, satış öncesi borç ilişkisine dayalı ödemelerin haksız menfaat sayılamayacağının gözetilmesi ve sanığın sonradan devrettiği araçlarla zararın kısmen mi tamamen mi giderildiğinin tespiti gerekir; kısmi ödeme halinde katılana etkin pişmanlığa rıza gösterip göstermediği sorulmadan hüküm kurulamaz.

Uygulama Sonucu: 11. Ceza Dairesi, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden eksik incelemeyle kurulan mahkumiyeti hukuka aykırı bularak hükmü CMK 302/2 gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuş ve dosyayı CMK 304/2-b uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine göndermiştir.

Dava Strateji Notu: Taraflar arasında süregelen borç-alacak ilişkisi bulunan dolandırıcılık dosyalarında savunma, hangi ödemenin hangi işleme karşılık geldiğini kronolojik tabloyla ortaya koymalıdır; şikayet sonrası yapılan araç devri gibi ödemeler etkin pişmanlık indirimi kapısını açar ve bu değerlendirmenin atlanması tek başına bozma nedenidir. Mağdur taraf ise kısmi ödemeye rıza beyanının sorulacağını bilerek pozisyonunu önceden belirlemelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla