İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6340 Karar: 2025/7526 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6340 K.2025/7526

11. Ceza Dairesi 2024/6340 E. , 2025/7526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/281 E., 2015/149 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümleri

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6340 E. , 2025/7526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/281 E., 2015/149 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümleri

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6340 E. , 2025/7526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/281 E., 2015/149 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı sanık müdafiinin temyizinin ise süresinden sonra olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanık Müdafinin Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede; Sanığa usulüne uygun 28.09.2015 tarihinde tebliğ olunan hükmün, sanık müdafii tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 06.10.2015 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Cumhuriyet Savcısının Görevi Kötüye Kullanma Suçuna Yönelik Temyizinin İncelenmesinde; Şikayetçi ...'in ..-.., .. mahallesi, 1031 ada ve 24 parsel sayılı gayrimenkulüne .. Belediyesi tarafından haksız yere kamulaştırmasız el atılması nedeniyle gerekli davayı açmak ve hukuki işlemlerde bulunmak üzere ... Başkonsolosluğunca düzenlenen 18.05.2010 tarihli vekâletname ile şikâyetçinin vekilliğini üstlendiği hâlde, gereğine yerine getirmemesi şeklindeki eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “görevi Kötüye Kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 28.04.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2.Cumhuriyet Savcısının Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçuna Yönelik Temyizinin İncelenmesinde; Sanığın .. Barosuna .. sicil numarasıyla kayıtlı avukat olduğu, ... Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2013/114 esasına kayden görülen acele kamulaştırma davası sonunda 05/04/2013 tarih ve 2013/.. sayı ile davaya konu taşınmaz bedelinin 86.569,86 Türk lirası olarak tespitine dair karar verilmesinden sonra, davalı şikayetçinin bilgi ve talimatı olmaksızın .. Başkonsolosluğunun 18/05/2010 tarihli vekâletnamesi ile ilgili mahkemeye ve bankaya 11.10.2013 tarihli dilekçe ile müracaat edip, davalı şikayetçinin payına düşen 31.508,55 Türk lirasını tahsil ettiği halde, talebine rağmen müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu, yine ... Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 2013/377 esasına kayden görülen acele kamulaştırma davası sonunda 11.12.2013 tarih ve 2013/.. sayı ile davaya konu taşınmaz bedelinin 17.156,52 Türk lirası olarak tespitine dair karar verilmesinden sonra, şikayetçinin bilgi ve talimatı olmaksızın .. Başkonsolosluğunun 18.05.2010 tarihli vekâletnamesine istinaden ilgili bankaya müracaat edip, davalı şikayetçinin payına düşen 5.718,84 Türk lirasını tahsil ettiği halde, talebine rağmen müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu iddia olunan somut olayda, tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin zincirleme şekilde 5237 sayılı TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ancak bu suç nedeniyle 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu gözetilmeden beraatine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Baroya kayıtlı avukat olan sanık, başkonsoloslukça düzenlenen vekâletnameyle yürüttüğü kamulaştırma davaları sonucunda müvekkilinin payına düşen 31.508,55 TL ve 5.718,84 TL'yi tahsil ettiği hâlde talebe rağmen iade etmemek ve ayrıca vekâlet görevinin gereğini yerine getirmemekle suçlanmış; ağır ceza mahkemesi mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurmuştur. Hükümleri Cumhuriyet savcısı süresinde, sanık müdafii ise süresinden sonra temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Avukatın müvekkil parasını tahsil edip talebe rağmen uhdesinde tutması zincirleme biçimde TCK m. 155/2'deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur ve bu suç, 7188 sayılı Kanun'la değişik CMK m. 253-254 uyarınca uzlaştırmaya tabidir; uzlaştırma işlemi yapılmadan hüküm kurulamaz. Görevi kötüye kullanma suçunda ise TCK m. 66/1-e'deki olağan dava zamanaşımının temyiz incelemesi sırasında dolması hâlinde düşme kararı verilir; yasal süreden sonra yapılan temyiz istemi reddedilir.

Uygulama Sonucu: Daire, müdafiin süresinden sonraki temyizini CMUK m. 317 gereği reddetmiş; görevi kötüye kullanma hükmünü zamanaşımı nedeniyle bozup davayı CMK m. 223/8 uyarınca düşürmüş; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraati ise uzlaştırma prosedürü işletilmediği için oy birliğiyle bozmuştur.

Dava Strateji Notu: Vekilin tahsil ettiği parayı iade etmemesine dayalı şikâyetlerde mağdur vekili, eylemin uzlaştırmaya tabi TCK 155/2 kapsamında nitelendirilebileceğini ve uzlaştırma aşamasının atlanmasının tek başına bozma sebebi olduğunu bilmelidir. Uzun süren yargılamalarda görevi kötüye kullanma yönünden zamanaşımı düşme riski yüksek olduğundan mağdur tarafın tazminat taleplerini hukuk davasıyla ayrıca güvence altına alması isabetlidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla