Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6383 E. , 2025/7173 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/401 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanl
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6383 E. , 2025/7173 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/401 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 12.03.2024 tarihli ve 2023/138568 Soruşturma, 2024/21282 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli ve 2024/518 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2024 tarihli ve 2024/401 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.04.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 2024/18262 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111329 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111329 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2024 tarihli kararı ile iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 27/03/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli ve 2024/518 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...her ne kadar şüpheli hakkında üzerine atılı 213 sayılı yasanın 359/a-2 ve 359-b maddesinde düzenlenen suçlardan kamu davası açılmış ise de; iddianamenin şüphelinin savunması alınmaksızın tanzim edildiği anlaşılmakla, şüphelinin savunması alındıktan sonra hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, tüm aramalara rağmen şüphelilere ulaşılamaması halinde Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtiği üzere yakalama kararı çıkartıldıktan sonra makul bir süre beklenilerek iddianame tanzim edilmesi gerektiği ancak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldıktan sadece 7 gün sonra makul bir süre beklenilmeksizin kamu davası açıldığı, bu durumu şüphelinin lekelenmeme hakkını ihlal edeceği anlaşılmakla, suçun sübûtuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan iddianame tanzim edildiği..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 27.03.2023 tarihli ve 2023-2013-1-165/1 sayılı vergi tekniği raporunda, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün .... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Demir Çelik İnşaat San.Tic. Ltd.Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli ...'un, 2018 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli temin edilemediğinden Sulh Ceza Hakimliğinden yakalama talebinde bulunulduğu ve 05.03.2024 tarihinde şüpheli hakkında yakalama emri düzenlenmesini müteakip, makul bir süre beklenmeden kısa süre sonra 12.03.2024 tarihinde atılı suçlardan iddianame tanzim edildiği gibi, UYAP üzerinden yapılan incelemede, şüphelinin 10.06.2024 tarihinde yakalanarak Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesinin alındığı ve şüphelinin ifadesinde; "..... .. Çelik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti kandıralarak üzerime yapıldı. 2017 yılında yurtdışından Türkiye'ye döndüm. Öz amcam ... ve ortağı ... tarafından beraber iş yapalım diyerek bir teklif aldım. Teklifi kabul ettim. İyi niyetimi kötüye kullandılar ve beni kandırdılar. Daha sonra öğrendim ki sahte fatura kesiyorlarmış. Hatta bunu öğrenince şikayet ettim. Hiçbir evraka imzamı atmadım. Bahse konu geçen suçları ben işlemedim. Sahte belge düzenleme gibi bir durum söz konusu değildir. Şirkette hiçbir faaliyetim olmadı..." şeklinde beyanda bulunması karşısında, savunmada belirtilen hususların değerlendirilmesinin gerektiği, bununla birlikte; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2024 tarihli ve 2023/138568 Soruşturma, 2024/21282 Esas sayılı iddianamesinde, şüphelinin açık kimlik bilgilerinin de yer almadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.