Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/705 E. , 2025/12701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/84 E., 2023/454 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyi
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/705 E. , 2025/12701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/84 E., 2023/454 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanıklar ... ve ... temyiz isteklerinin süresinde olduğu ancak sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olmadığı, sanıklar ... ve ...'un temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ...'un Temyizi Yönünden Sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 02.11.2023 tarihinde tebliğ olunan hükmün, sanık müdafii tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 13.11.2023 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2011 tarih, 2008/1335 esas ve 2011/66 karar sayılı ilamında tekerrür hükümleri uygulanmadığı gözetilmeden sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine ''Sanığın, Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2011 tarih, 2008/1335 esas ve 2011/66 karar sayılı 1 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK’nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; C. Sanık ... Hakkında katılan ... ve Şikâyetçi ...'ye Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hükümler ile Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'ye Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden; Katılan ...’ı arayan kişinin kendisini polis memuru olarak tanıttığı, katılana kimlik bilgilerinin terör örgütünün eline geçtiği söylenerek katılandan yardım istediği, katılanın da kendisine verilen talimat doğrultusunda verilen adreste bir ağacın önüne siyah bir poşet içerisinde 20.000 TL bıraktığı, ertesi gün katılanın tekrar arandığı, katılana bu sefer ... Bankasında çalışan ve teröristlere yardım eden şahsı yakalamak için bankadan para çekmesi gerektiğinin söylendiği, bunun üzerine katılanın ... Bankasından 16. 650 TL para çektiği, sonrasında kendisine telefonda verilen adreste bir kamyonetin yanına poşet içerisinde bıraktığı, öğleden sonra tekrar telefondan arandığı, arayan kişinin kendisini ... Bankası çalışanı olarak tanıttığı ve katılana hesabından havale yapılmaya çalışıldığı ancak bankanın bu işlemi bloke ettiğinin söylendiği, hemen bu görüşmenin ardından kendisini polis olarak tanıtan kişilerin telefonda katılana teröristlerin kendisini rahat bırakmayacakları ve ... Bankasında yakalamaları gereken bir kişi daha olduğu söyleyerek hesabını kapatmasını istedikleri, bu görüşme üzerine katılanın 28.02.2014 tarihinde ... Bankası hesabından 62.436 TL para çektiği ve evine döndüğü, parayı evine gelerek sivil polis olduğunu söyleyen suça sürüklenen çocuk ...'e teslim ettiği, paranın bu kişi tarafından sanık ...'a, ... tarafından da sanık ...'a teslim edildiği ve ...in bu parayı Şanlıurfa iline götürdüğü kabul edilen somut olayda, sanık ...'in atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında, sanığın atılı eyleme iştirak edip etmediğinin tespiti amacıyla adı geçen sanık ile eyleme iştirak eden diğer sanıkların suç tarihinde kullandığı GSM hatları tespit edilip HTS kayıtları temin edilerek olay öncesi ve sonrasında görüşme kaydı olup olmadığının, aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadıklarının tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanığın atılı eyleme iştirak ettiğine dair mahkumiyetine dayanak teşkil eden delillerinde nelerden ibaret olduğu açıklanmadan eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında şikâyetçi ...'ye yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümler yönünden; Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, kovuşturma aşamasında ölen şikâyetçinin mirasçıları tespit edilerek, hükümlerden önce 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.