Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1285 E. , 2025/11891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1593 Esas, 2024/755 Karar SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Düzelterek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ka
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1285 E. , 2025/11891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1593 Esas, 2024/755 Karar SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Düzelterek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bozma üzerine Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/270 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Anılan kararın katılan tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.04.2024 tarihli ve 2023/1593 Esas, 2024/755 Karar sayılı kararı ile katılanın istinaf isteminin reddi ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyizi; yargı organlarının olayı örtbas ederek delil değerlendirmesini sağlıklı yapmadıklarına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, şöyle ki; '' e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g- Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h- Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği, Dosya içeriğine göre, sanık hakkında Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2022 tarihli ve 2022/102 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararda verilen mahkûmiyet hükmünün Cumhuriyet savcısı, katılan ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince 09.02.2023 tarihli ve 2022/1542 Esas, 2023/341 Karar sayılı karar ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1 maddesine yollamada bulunularak hükmün bozulmasına karar verildiği, sonrasında ilk derece mahkemesinin sanık hakkında bozmaya uymak suretiyle beraat kararı verdiği ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince 26.04.2024 tarihli ve 2023/1593 Esas, 2024/755 Karar sayılı kararı ile sanığın istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, Oysa ki yukarıda işaret edildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde, ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği açık ve tahdidi şekilde düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının içeriği dikkate alındığında, aynı maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında bulunmadığı, nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulandığı üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin kanunda tahdidi olarak öngörülen haller dışında dosya üzerinden bozma yetkisi bulunmadığı, Kaldı ki; bozma kararının mahkûmiyet kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması yönünde olduğu ve bozma kararı neticesinde beraat kararı verildiği dikkate alındığında; Bölge Adliye Mahkemesince usulüne uygun olarak duruşma açılıp, ilk hükmün niteliğinin değiştirilerek beraat kararı verilmesi durumunda hükmün temyiz kanun yoluna tabi olacağı, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda izah edilen uygulaması ile temyiz kanun yoluna başvurma hakkı olan tarafların temyiz haklarını kullanmalarının önüne geçtiği, oysa uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulacak bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının istisna olması karşısında, İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde yukarıda izah edilen kanun maddelerine aykırı şekilde 09.02.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, Somut olayda; ilk derece mahkemesinin 18.04.2022 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmesi, bu hukuka aykırılığın kanun yollarına başvurma yönünden davanın esasına etki etmesi karşısında, yargılamaya devam edilerek 26.04.2024 tarihli esastan ret kararının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.