İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1915 Karar: 2025/8199 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1915 K.2025/8199

11. Ceza Dairesi 2025/1915 E. , 2025/8199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/868 E., 2023/682 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet B

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1915 E. , 2025/8199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/868 E., 2023/682 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet B

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1915 E. , 2025/8199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/868 E., 2023/682 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.12.2024 tarihli ve 2023/6913 Esas, 2024/16054 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.12.2024 tarihli ve 2023/6913 Esas, 2024/16054 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2025 tarihli ve KD - 2023/121308 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. Maddesi uyarınca sanık lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ İtiraz konusu uyuşmazlık ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin verilen ceza miktarını artırmadan ilk defa TCK'nun 58/9. maddesinin uygulanmasına karar vermesi durumunda bu kararın temyizinin olanaklı olup olmadığı hususu olup; buna bağlı olarak dosyanın esastan incelenmesine ilişkindir. CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan bentlerin hem uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğüne ilişkin temel hak ve özgürlükler kapsamında kalması hem de istisnai norm olma özelliği taşıması, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak yalnızca güvenlik tedbiri niteliğindeki TCK'nın 58. maddesinin ilk kez istinaf incelemesinde yaptırım olarak eklenmesi hâlinin CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasında istisnai olarak sayılan temyiz edilemeyecek kararlar arasında açıkça belirtilmemiş olduğundan açıklanan şekilde verilen bir kararın temyiz yoluna tabi olup olmadığı belirlenirken CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi içerisinde kabul edilmesinin istisnai normların geniş yorumlanmaması gerektiği ilkesiyle bağdaşmayacak olması ve sanık aleyhine yönelen temyiz bulunmadığında yaptırımın türü ve ağırlığı bakımından kurulacak yeni hükümdeki cezanın sanığın aleyhine olarak ilk hükümden daha ağır olamaması anlamına gelen aleyhe değiştirme yasağının tekerrür hükümleri açısından da geçerliliğini koruması hususları ile Anayasa'nın 90. maddesinin beşinci fıkrasına göre; usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin olan milletlerarası antlaşmaların iç hukuk hâline gelmesi ve öncelikle uygulanması gerekliliği karşısında, AİHS'nin Ek 7 numaralı Protokolü’nün "Cezai Konularda Temyiz Hakkı" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrası ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 14. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hakkında hükmolunan cezayı herkesin yüksek bir mahkeme veya yargı organınca incelenmesini sağlama hakkına sahip olduğuna dair hükümler birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında kurulmuş olan 2 yıl 6 ay hapis ve adli para cezasına ilişkin hükmün istinaf incelemesi sırasında sanığın aynı mahkumiyetinin yanı sıra TCK'nın 58. maddesinin de ek bir yaptırım olarak hükümde yer almış olması nedeniyle hükmün temyiz edilebilir olduğu kabul edilmelidir. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık ... lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. II. GEREKÇE 1.İlk Derece Mahkemesince sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 158/1e,son, 62, 52... üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 17.720,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin verilen hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince,"...(1)sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün, 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi,(2)Kamu davasına katılma hakkı bulunmayan İçişleri Bakanlığı ... lehine vekalet ücreti verilmesi,(3) Yine, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen cezanın, TCK’nın 58/9. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı ise de; bu hususlar davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin CMK'nın 280/1-d ve 303/1-c maddeleri uyarınca düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, Hükmün 8. fıkrasının tümüyle hüküm yerinden çıkarılarak yerine "24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin hak yoksunluğuna ilişkin 08/10/2015 gün ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı gözetilerek TCK'nin 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına" ibarelerinin yazılıp eklenmesi, Hükmün 9. fıkrasının tümüyle hüküm yerinden çıkarılarak yerine " katılan ... Hazinesi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince belirlenen 6810 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... Hazinesine ödenmesine" ibarelerinin yazılıp eklenmesi,Hükmün 9. fıkrasından sonra gelmek üzere 10. fıkra olarak "Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen cezanın, TCK’nın 58/9. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibarelerinin yazılıp eklenmesi ve sonraki fıkraların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine hükmedildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince verilen bu kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine de Yargıtay 11. Ceza Dairesince temyiz incelemesinin yapıldığı anlaşılan dosya kapsamında; Her ne kadar Dairemizin 19.12.2024 tarihli ve 2023/6913 Esas, 2024/16054 Karar sayılı kararı ile bölge adliye mahkemesi kararının CMK'nın 286/2-a maddesi kapsamında kaldığı gerekçesine dayanılarak sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan bendlerin hem uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğüne ilişkin temel hak ve özgürlükler kapsamında kalmaları hem de istisnai norm olma özelliği taşımaları, ilk derece mahkemesince kurulan bir mahkûmiyet hükmüne yalnızca güvenlik tedbiri niteliğindeki TCK'nın 58. maddesinin ilk kez istinaf incelemesinde yaptırım olarak eklenmesi hâli CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasında istisnai olarak sayılan temyiz edilemeyecek kararlar arasında açıkça belirtilmemiş olduğundan, bu şekilde verilen bir kararın temyiz yoluna tabi olup olmadığı belirlenirken CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi içerisinde kabul edilmesinin istisnai normların geniş yorumlanmaması gerektiği ilkesiyle de bağdaşmayacak olması hususları ile Anayasanın 90/5. fıkrasına göre; usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin olan milletlerarası antlaşmaların iç hukuk haline gelmesi ve öncelikle uygulanması gerekliliği karşısında AİHS'in Ek 7 numaralı Protokolü’nün "Cezai Konularda Temyiz Hakkı" başlıklı ikinci maddesinin birinci fıkrası ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin on dördüncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hakkında hükmolunan cezayı herkesin yüksek bir mahkeme veya yargı organınca incelenmesini sağlama hakkına sahip olduğuna dair hükümler birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında istinaf incelemesi sırasında TCK'nın 58/9. maddesinin ek bir yaptırım olarak ilk kez hükme ilave edilmesi nedeniyle hükmün temyiz edilebilir olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, duruşma talepli olarak, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir. 3. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 4. Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; a.Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içinde yer alıp, kendisine örgüt tarafından temin edilen sınav soruları ve cevapları ile 26.03.2011 tarihinde ... tarafından düzenlenen "Polis Memurluğundan Komiser Yardımcılığına Geçiş Sınavında" sınavını kazanıp göreve başladığı ve komiser yardımcısı sıfatı ile ihraç edildiği 22.11.2016 tarihine kadar fazladan maaş aldığı, bilirkişi raporuna göre sanığın 2011 sınavında "kuvvetli şüpheli" olduğunun tespit edildiği, sanığın bu suretle kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuştur. b.Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.11.2017 tarihli ve 2017/93 Esas, 2017/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 31.12.2019 tarihli ve 2018/993 Esas, 2019/911 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/3140 Esas, 2021/4167 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. c.Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün araştırma raporuna göre; sanık adına kayıtlı ve tarafından kullanılan 0 505 549 (...) (...) numaralı telefon hattı üzerinden örgütün kriptolu haberleşme programı olan BYLOCK isimli uygulamayı kullandığı, yapılan HTS incelemesi sonucunda 2011 Komiser yardımcılığı sınavını kazanan ve soru çaldığı iddia edilen diğer şüphelilerle sınav öncesi ve sonrasında irtibatlı olduğu belirlenmiştir. d.Kaçakçılık ve Organize Daire Başkanlığının 03.04.2019 tarihli veri inceleme raporunda; sanık hakkında (B4) şeklinde kodlama yapıldığı, bu kodlama karşılığının ise "FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan veya zaafı olan polis memurlarını ifade ettiği " şeklinde olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir. e.09.02.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın soruları sınavdan önce elde edip kullandığına dair "kuvvetli şüpheli" olduğu tespit edilmiştir. f.Sanık ..., üzerine atılı suçlamayı kabul etiğini, sınav sorularının sınavdan önce kendisine verildiğini, ancak örgütten korktuğu için itiraz edemediğini beyan etmiştir. g.İlk derece mahkemesince; sanığa soruların gösterildiğine ilişkin tanık beyanları, bu beyanları doğrulayan bilirkişi tespitleri ile sanık ikrarı, bir arada değerlendirildiğinde sanığın sınav sorularının bir kısmını önceden temin ettiği kanaatine varılarak sanık hakkında "kamu kurumuna karşı dolandırıcılık" suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. h.Bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan yaptığı yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, "..sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer istinaf istemlerinin reddine; Ancak; (1) Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün, 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi, (2) Kamu davasına katılma hakkı bulunmayan İçişleri Bakanlığı ... lehine vekalet ücreti verilmesi, (3) Yine, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen cezanın, TCK’nın 58/9. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı ise de; bu hususlar davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin CMK'nın 280/1-d ve 303/1-c maddeleri uyarınca düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan,Hükmün 8. fıkrasının tümüyle hüküm yerinden çıkarılarak yerine "24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin hak yoksunluğuna ilişkin 08/10/2015 gün ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı gözetilerek TCK'nin 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına" ibarelerinin yazılıp eklenmesi, Hükmün 9. fıkrasının tümüyle hüküm yerinden çıkarılarak yerine " katılan ... Hazinesi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince belirlenen 6810 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... Hazinesine ödenmesine" ibarelerinin yazılıp eklenmesi,Hükmün 9. fıkrasından sonra gelmek üzere 10. fıkra olarak "Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen cezanın, TCK’nın 58/9. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibarelerinin yazılıp eklenmesi ve sonraki fıkraların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle, CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün..." düzeltiltilerek esastan reddine karar verilmiştir. ı.Suç tarihinin, sanığın kamu görevinden ihraç tarihi olan "22.11.2016" olarak yazılması gerekirken "15.11.2016" şeklinde yazılmış olması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. i.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, polis memuru olarak görev yapmakta iken, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyet ve amaçları doğrultusunda öncesinde soruların sızdırıldığı tespit edilen 26.03.2011 Komiser Yardımcılığı sınavı puanı ile komiser yardımcısı olarak ataması yapılan ve 677 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği anlaşılan sanık ...'ın, anılan örgütün gizliliği, genel yapısı, haberleşme şekli ve faaliyetleri de gözetilerek, gerekçede yer verilen sınava ilişkin deliller, sanığın ikrar içeren savunması, yine savunmayı destekler nitelikteki tanık anlatımları ve bilirkişi raporları, emniyet mahrem yapı içerisinde aktif olarak yer almış olması ve bir bütün halinde değerlendirilen dosya kapsamı itibariyle; 2011 Komiser Yardımcılığı sınavı öncesinde sınav sorularını elde ettiği ve örgüt üyeliği kapsamında ve örgüt faaliyeti çerçevesinde soruları önceden temin ederek sınavı kazanıp rütbe farkına istinaden maaş almak suretiyle zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediği sabit olmakla, verilen mahkûmiyet hükmünde, tekerrür hükümleri uygulanmasında ve kamu zararının sanığın eşi tarafından istinaf aşmasında giderilmiş olması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, tekerrür hükümleri uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.12.2024 tarihli ve 2023/6913 Esas, 2024/16054 Karar sayılı ret ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1 maddesi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla