İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/207 Karar: 2025/7616 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/207 K.2025/7616

11. Ceza Dairesi 2025/207 E. , 2025/7616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1014 Değişik İş SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Ba

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/207 E. , 2025/7616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1014 Değişik İş SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Ba

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/207 E. , 2025/7616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1014 Değişik İş SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2022 tarihli ve 2021/.. Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 8. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.03.2022 tarihli ve 2022/.. Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.03.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/.. sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve KYB-2025/.. sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve KYB-2025/443 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, şüphelinin, eşi müştekiye ait şirketler üzerinden bilgisi ve rızası dışında kaşesini kullanarak kendisini alacaklı göstermek suretiyle ''... İnş. Mal. ve Oto. San. Tic. Ltd. Şti.'', ''... Tur. ve Yat. İşl. Tic. Ltd. Şti.'' ve ''... Oto. ve İnş Mal. San. Tic. Ltd. Şti.'' adına sırasıyla 1.500,00 Türk lirası, 2.500,00 Türk lirası ve 5.000,00 Türk lirası meblağlı senetler düzenleme eylemi neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığınca nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 167/1-a maddesi gereğince şahsi cezasızlık nedeni bulunduğundan bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, ... İnş. Mal. Ve Oto. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine düzenlenen senet için resmi belgede sahtecilik suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2022 tarihli ve 2021/... soruşturma, 2022/6451 esas, 2022/4988 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve ... 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2022 tarihli ve 2022/65 esas, 2022/541 sayılı kararı ile suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraatine karar verildiği, Bahsi geçen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında açıklandığı üzere tüzel kişi zararına işlenen suçlarda akrabalık ilişkisine dayalı şahsi cezasızlık nedenlerinden bahsedilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş ise de, şüphelinin senet düzenleme yetkisinin bulunması durumunda eylemlerin yine kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlanabileceği, ancak şüphelinin anılan şirketlerde senet düzenleme yetkisi bulunup bulunmadığını araştırılmadığı, bu suretle şirketlere ilişkin siciller getirtilerek ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep" başlıklı 167. maddesi; (1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. (2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir." Şeklindedir. 7. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.11.2017 tarihli ve 2016/15-763 Esas, 2017/468 Karar sayılı kararında; "...şahsi cezasızlık sebebini düzenleyen TCK'nun 167. maddesi ile, aralarında belli akrabalık ilişkisi bulunan kişilerin birbirlerinin malvarlığına karşı işlemiş bulundukları suçlardan dolayı cezalandırılmamalarının veya cezalarından indirim yapılmasının kabul edildiği... uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi zarara uğrayanın tüzel kişi olduğu hâllerde, TCK'nun 167. maddesi kapsamında bir akrabalık ilişkisinden söz edilemeyeceği cihetle; ... şahsi cezasızlık hâlinden faydalanamayacağı kabul edilmelidir." denilmektedir. 8. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, eşi olan şikâyetçinin yetkilisi olduğu ... Tur. ve Yat. İşl. Tic. Ltd. Şti. ve ... Oto. ve İnş Mal. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait kaşeleri kullanarak, kendisini alacaklı olarak göstermek suretiyle sırasıyla 10.08.2017 düzenleme ve 29.12.2017 vade tarihli 2.500,00 TL bedelli ile 15.08.2017 keşide ve 15.02.2018 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli 2 adet bono düzenleyip, boşanma aşamasında şirketler aleyhine bu bonoları icra takibine konu ettiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "...müşteki ile şüphelinin evli olmaları, TCK'nın 155/1, 158/1-d maddelerinde düzenlenen suçlar bakımından TCK'nın 167/1-a maddesi gereğince şüphelinin şahsi cezasızlık nedeninin bulunduğu, cezaya hükmonulamayacağı anlaşıldığından..." şeklindeki gerekçeyle 19.01.2022 tarihli ve 2021/.... Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararın verildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.11.2017 tarihli ve 2016/15-763 Esas, 2017/468 Karar sayılı kararı uyarınca, " zarara uğrayanın tüzel kişi olduğu hâllerde, 5237 sayılı Kanun'un 167. maddesi kapsamında bir akrabalık ilişkisinden söz edilemeyeceği" dikkate alınarak; UYAP üzerinden tespit edilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2020 tarihli ve 2020/... Soruşturma, 2020/.. Esas sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına esas soruşturma dosyası getirtilip incelenerek, iş bu dosya ile mükerrerlik bulunmadığının belirlenmesi halinde, dosya kapsamına göre her iki şirkette de keşide tarihlerinde yetkili sıfatı bulunan şüphelinin, şirketler adına kıymetli evrak tanzim etme hususunda yetkisi olup olmadığının, bu yetkinin herhangi bir miktar sınırlamasına tabi tutulup tutulmadığının araştırılması, buna yönelik bilgi ve belgelerin dosyaya celp edilmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 8. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.03.2022 tarihli ve 2022/1014 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla