Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/2732 E. , 2026/1147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/502 E. 2015/77 K. ŞİKAYETÇİ : ...İletişim Hizmetleri A.Ş SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkumi
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/2732 E. , 2026/1147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/502 E. 2015/77 K. ŞİKAYETÇİ : ...İletişim Hizmetleri A.Ş SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde;5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve duruşmalardan haberdar edilmeyen ...İletişim Hizmetleri A.Ş'nin aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca kamu davalarına katılan, vekilinin ise katılan vekili olarak kabulüne karar verilmekle; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Katılan ...Ş vekilinin Sahte Kredi Kartını Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama Suçuna İlişkin Temyizi Yönünden Sanığa yüklenen sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi ...A.Ş'nin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, şikayetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanık ile Katılan ...Ş vekilinin Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna İlişkin ve Sanığın Sahte Kredi Kartını Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama Suçuna İlişkin Temyizi Yönünden Sahte kredi kartı sözleşmesi imzalamak suretiyle sahte kredi kartı düzenlenmesini ve teslimini sağlama eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 245/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanmasının ise, 5237 sayılı TCK'nın 245/3. maddesindeki suçu oluşturduğu, her iki suçun birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu gözetilmeksizin; Mahkemece sanığın eyleminin kül halinde 5237 sayılı TCK'nın 245/3. maddesindeki suçu oluşturduğunun kabulü ile hüküm kurulması yine sanığın sahte üretilen kredi kartıyla farklı zamanlarda harcamalar yaptığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın katılan ...'nın nüfus cüzdanı ile İş Bankasına başvurarak katılan ... adına sahte olarak kredi kartı üretilmesini sağlaması ve kredi kartını kullanması şeklindeki eyleminin aynı zamanda TCK 245/2 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu suça ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; sanığın hazır bulunduğu hüküm duruşmasında verilen mütalada TCK'nın 158/1-d maddesi yönünden cezalandırılma istendiği ve mütalaya karşı sanığın savunmasının alındığı anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve katılan ...Ş vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA, III. Resmi Belgede Sahtecilik ve Özel Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden Sanığın katılanın nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle katılan adına sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenletmekten ibaret eylemlerinin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın eylemlerine uyan "5809 sayılı Kanun'a aykırılık” suçunun ve 5237 sayılı Kanun’un 204. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ...Ş vekili ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, katılanın nüfus cüzdanını kullanarak İş Bankasından katılan adına sahte kredi kartı üretilmesini sağlamış, bu kartla farklı zamanlarda harcamalar yapmış ve ayrıca nüfus cüzdanı fotokopisiyle sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenletmiştir; ağır ceza mahkemesi bir kısım suçtan mahkûmiyet, bir kısımdan beraat kararı vermiştir. 11. Ceza Dairesi, duruşmadan haberdar edilmeyen GSM şirketini katılan olarak kabul ederek suç gruplarını ayrı ayrı incelemiştir.
Hukuki İlke: Sahte kredi kartı düzenlenmesini sağlama (TCK 245/2) ile sahte kartı kullanarak yarar sağlama (TCK 245/3) birbirinden bağımsız ayrı suçlardır ve eylemin kül hâlinde 245/3 sayılması hatalıdır; ancak aleyhe temyiz yoksa bu ve zincirleme suç eksikliği bozma nedeni yapılamaz. Sahte GSM aboneliği eylemi ise özel hüküm niteliğindeki 5809 sayılı Kanun'un 56. maddesi kapsamında değerlendirilir.
Uygulama Sonucu: Karttan doğrudan zarar görmeyen GSM şirketinin bu suça ilişkin temyizi reddedilmiş; nitelikli dolandırıcılık ve sahte kart kullanma hükümleri onanmış; resmi ve özel belgede sahtecilik eylemleri yönünden ise TCK 66/1-e ve 67/4'teki 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı dolduğundan hükümler bozulup davalar düşürülmüştür; TCK 245/2 yönünden hüküm kurulmadığı da tespit edilerek zamanaşımı içinde hüküm kurulabileceği belirtilmiştir.
Dava Strateji Notu: Aleyhe temyiz bulunmadığında Yargıtay'ın vasıf hatasını ve zincirleme suç eksikliğini bozma yapmadığı bu karar, katılan taraf için süresinde ve kapsamlı temyizin önemini gösterir; temyiz edilmeyen hata sanık lehine kesinleşir. Kurumsal mağdur vekili ayrıca hangi suçtan 'doğrudan zarar gören' olduğunu ayrıştırmalı, katılma ve temyiz taleplerini suç bazında kurgulamalıdır.