Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/2797 E. , 2025/15088 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/45 E., 2010/561 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlikbilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Uygulama tar
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/2797 E. , 2025/15088 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/45 E., 2010/561 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlikbilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Uygulama tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu‘nun 10. maddesi uyarınca “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.” hükmü uyarınca sanığın yokluğunda verilen ve sanığın sorgusunda bildirdiği “... Sk. No:2 ........ ..../İzmir” adresine tebliğe çıkartılan gerekçeli kararın, muhatabın adresten ayrılması nedeniyle iade edilmesi üzerine, sanık hakkında adres araştırması yapılması gerektiği gözetilmeyerek daha önce adli mercilerce usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olmasına rağmen sorgusunda bildirdiği adrese 20.11.2010 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu‘nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, inceleme konusu ilâmın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve sanığın öğrenme ile 23.06.2014 tarihli yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi neticesinde temyiz isteğinin süresinde olduğu, Mahkemece verilen; 11.08.2014, 31.10.2014, 23.12.2014, 16.01.2015, 25.03.2015, 19.12.2017, 14.02.2018, 08.03.2018, 14.05.2018, 16.01.2019, 26.06.2019, 28.02.2020, 17.04.2024 tarihli ek kararların hukuki değerden yoksun oldukları anlaşılmakla yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, başkasının bilgilerini taşıyan ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı talep belgesiyle Konak Nüfus Müdürlüğüne müracaat ederek suçta kullandığı nüfus cüzdanını aldığı, 05.11.2008 tarihinde başka bir suçtan yakalanan sanığın 06.11.2008 tarihinde göçmen kaçakçılığı suçundan yürütülen soruşturma sırasında Mesut Tunç'un kimlik bilgilerini kullanarak ifade ve sorgu tutanağı tanzim ettirdiği, ancak daha sonra sanığın gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği iddia olunan olayda; Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu için 5237 sayılı TCK’nın 268/1 delâletiyle 267/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı sürelerini kesen son işlemin 24.06.2010 tarihli sorgu olduğu, her iki suç yönünden zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı gözetilediğinde, son kesen işlem tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar her iki suç yönünden 8 yıllık olağan dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süreleri nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak başkasının bilgilerini taşıyan nüfus cüzdanı talep belgesiyle nüfus müdürlüğünden cüzdan alıp, göçmen kaçakçılığı soruşturmasında başkasının kimlik bilgileriyle ifade tutanağı tanzim ettirdiği iddia edilmiştir. Yokluğunda verilen hükmün tebligatı, adres araştırması yapılmadan 35. maddeye göre yapılmıştır.
Hukuki İlke: Daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamışken, iade edilen tebligat üzerine adres araştırması yapılmadan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ usulsüzdür; hüküm kesinleşmez ve sonraki ek kararlar hukuki değerden yoksundur.
Uygulama Sonucu: Hükümlerin bozulması ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesi; hüküm usulsüz tebligatla kesinleşmediğinden, zamanaşımını kesen son sorgu tarihinden itibaren 8 yıllık süre dolmuştur.
Dava Strateji Notu: Yokluğunda verilen hükümlerde 35. madde tebligatının önünde adres araştırması yapılıp yapılmadığı denetlenmeli; usulsüz tebligat hükmü kesinleştirmediğinden zamanaşımı işlemeye devam eder ve düşme sağlanabilir.